1-23-Dünyâ, âhıretin tarlasıdır


 23 — Bu dünyâ, âhıretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böy­lece bir tohumdan katkat meyve kazanmakdan mahrûm kalanlar, ne kadar tâli’siz ve ahmakdır. Kardeşin kardeşden kaçacağı, ananın evlâdını tanımıyacağı o gün için, hâzırlanmıyorlar. Böyle kimseler, dünyâda da, âhıretde de zarardadırlar ve sonun­da pişmân olacaklardır. Aklı başında olan, bu dünyâyı fırsat bilir. Bu kısa zemân­da, yalnız dünyâ lezzetleri ile zevklenmek için değil, belki bu fırsatda, tohum ek­mek ve bir hayrlı iş, ya’nî Allahü teâlânın beğendiği işi yaparak, âyet-i kerîmede bildirilen katkat fazla meyveleri toplamak istemelidir. Cenâb-ı Hak, bu kısa zemân­da yapılacak, hayrlı işlere ve ibâdetlere sonsuz ni’metler ihsân edecekdir. Peygam­berine tâbi’ olmıyan, islâmiyyeti beğenmiyenlere de, sonsuz azâb yapacakdır.

[Nitekim, Nisâ sûresi yüzyetmişikinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Muham­med aleyhisselâma inanıp, âhırete yarayan işleri yapanlara [ya’nî ahkâm-ı islâmiy­yeye uyanlara], Allahü teâlâ, va’d etdiklerini verecek ve ayrıca çok ihsân yapacak­dır. Allahü teâlâya ibâdet etmeği, ya’nî Muhammed aleyhisselâma itâ’at etmeği, aşağılık, gericilik sanıp, kendilerine asrî ve münevver diyerek, büyüklük taslı­yanlara, çok azâb edecekdir. Kendilerini herkesin üstünde sanan bu kâfirleri, Ce­hennemden kurtaracak bir yardımcı, Allahü teâlâdan başka bir kuvvet sâhibi bu­lunmıyacakdır) buyuruldu.]

Niçin böyle sonsuz azâb yapacağını kendisi bilir. İnsanların kısa aklları, bunun sebebini kavrıyamaz. Meselâ, dünyâda yapılan cinâyetlere de, çeşidli cezâlar emr etmişdir. Bunların sebebini ve hikmetini hiçbir insan anlıyamaz. İşte, böyle geçi­ci kısa bir zemândaki küfre, sonsuz azâb edecekdir.

Kur’ân-ı kerîmdeki emrlerini ve islâmiyyetin hükmlerinin hepsini akla uydur­mağa, akla beğendirmeğe kalkışan, Peygamberlik makâmının derecesini anla­mamış ve inanmamış olur. Böyle, islâmiyyeti akl ile, felsefe ile îzâha ve inandır­mağa çalışan kitâbları okumamalıdır. 

Tam İlmihal