2-56-Rûhlar insan şeklinde görünür. Tenâsüh yokdur


56 — İKİNCİ CİLD, 28. ci MEKTÛB

Bu mektûb, mevlânâ Sâdık Keşmîrîye yazılmış olup, rûhların cism şekline gi­rebileceği ve tenâsüh olmadığı bildirilmekdedir:

Cenâb-ı Hakka hamd ve Resûlüne salât ve sizlere düâ ederim. Kıymetli mek­tûbunuzu aldık. Güzel hâllerinizi anlayınca, sevindik. Allahü teâlâyı, aklın, ilmin, keşflerin, buluşların dışında, ötelerin ötesinde anlıyorum. Öyle anlaşıldı ki, sıfat­larının Onunla olduğuna inanamıyorum. Onu herşeyden, her varlıkdan uzak an-lıyorum diyorsunuz. Buna çok sevindim.

Süâl: (Reşehât) kitâbında, Bâbâ Âbrizin (Allahü teâlâ, dünyâda hiç insan yok iken, Âdem aleyhisselâmın çamurunun yoğurulmasını irâde etdiği vakt, ben de ça­mura su döküyordum) dediğini yazıyor. Bu sözü ile, ne demek istiyor, diyorsunuz.

Cevâb: Âdem aleyhisselâmın çamurunu melekler yoğurmuş idi. Bu vazîfe, me­leklere verildiği gibi, Bâbâ Âbrizin rûhuna da, su dökmek vazîfesi verilmiş oldu­ğu anlaşılıyor. Kendi bedeni, dünyâya gelince, hattâ kendisi kemâle gelince, rûhu­nun bu vazîfeyi yapmış olduğu, kendisine bildirilmiş oluyor. Allahü teâlânın, rûh­lara, bedene gelmeden önce veyâ bedenden ayrıldıkdan sonra, cism şekline girip, canlıların yapdığı işleri yapabilmeleri kudretini vermesi câizdir.

Din büyüklerinden birkaçı dünyâya gelmeden asrlarca önce, mühim büyük iş­ler yapmış olduklarını haber vermişdir ki, bunlar da, böyle olmuşdur. Ya’nî, bu iş­leri rûhları, bedensiz olarak yapmış, kendilerine dünyâya geldikden sonra, bildi­rilmişdir.

Rûhların, cism şekli alarak iş görmelerini, ba’zı kimseler, tenâsüh sanmışdır. Hâ­şâ ve kellâ, hiç tenâsüh değildir. Ya’nî rûhlar, başka bir bedene girmemişdir. Bu hâl birçok câhillerin ayaklarının kaymasına sebeb olmuşdur. Bunun üzerine yazacak şey çokdur. Kalbime şaşılacak bilgiler gelmekdedir. Nasîb olursa yazarım. Şimdi, yazacak vaktim yok. İnşâallah yazmak nasîb olur.

Selâm ve düâ ederim.

Derdimi duyurdum, hepsini anlatamam, zîrâ,
korkdum ki, incinirsin, yoksa sözüm çok sana!

Tam İlmihal