3-10-Selem ile satış


10 — SELEM İLE SATIŞ

Belli mikdârda peşin semen ile, ma’lûm zemân sonra, ma’lûm yerde, ma’lûm bir mebî’i satın almak için sözleşmekdir. Mebî’ bâyı’ın deyni olur. Meselâ, şu evsâf­da, yüz kile buğdayı, filân vakt ve filân yerde bana teslîm etmek üzere, elli liraya sana selem verdim diyip, bâyı’ de kabûl etdim demekle veyâ on litre veyâ on ki­lo cevzi, selem olarak sana, şu kadar kuruşa satdım, deyip, müşterî de aldım de­mekle selem vâkı’ olur. Semen hâzır ise de, mikdârı söylemek lâzımdır. Selem, söz kesilirken ve malı teslîm edinciye kadar geçen zemân içinde, çarşıda benzeri hep bulunan ve sıfatı ya’nî iyilik ve aşağılık derecesi ve mikdârı belli edilebilen, ya’nî hacm, vezn, metre ve sayı ile ölçülen ve ta’yîn edilince te’ayyün eden malda sahîh olur. Her deynde olduğu gibi, malın cinsi, ya’nî ismi, sıfatı, mikdârı bildirilerek se­lem olunur. Ya’nî peşin para ile, veresiye satılır. Ölçü birimi, herkesce bilinmeli­dir. Karpuz, bal kabağı, odun, balık, nar, ayva gibi irili ufaklı şeyler sayı ile selem yapılmaz. Vezn ve hacmle yapılır. İrili ufaklı olmayıp fiyâtları çok farklı olmıyan şeyler sayı ile ve hacm ile selem yapılır. Yumurta, cevz gibi şeylerde çürük bulun­ması, sayı ile ölçmeğe zarar vermez. Etin, sabunun, toprak eşyânın ve kâğıdın, ku­maşın cinsi, nev’ ve sıfatlarını bildirmek lâzımdır. İpek kumaşın vezni de bildiril­melidir. Gelecek sene toprak mahsûlünün sıfatı ile, şimdi mevcûd benzerinin sı­fatı başkadır. Bunun için, gelecek senenin buğdayını, çarşıda devâmlı mevcûd ol­madığı için selem yapmak câiz olmaz. Belli bir köyün buğdayı selem yapılmaz. Bel­li bir şehrin buğdayı yapılır. Balıkdan başka hiçbir hayvân selem olmaz. Fekat hay­vân, selemde semen olur. Aralarında fâiz bulunan şeylerde, selem câiz olmaz. Fe­kat, ağırlıkla ölçülen şeylerin para ile, ya’nî altın ve gümüş ile selem yapılmasına izn verilmişdir. Meselâ, demirin pamuk ile selem edilmesi câiz olmadığı hâlde, al­tın ile selem edilmesi câizdir. Altın ile gümüş işlendikden sonra da ağırlık ile öl­çülür. Başka ma’denler işlendikden sonra sayı ile ölçülür. Bunun için, ağırlıkları başka olan bakır leğenin, bakır külçe ile peşin satılması câiz olur. Fekat, selem edil­mesi câiz olmaz. Altın ve gümüş para, ta’yîn edilince, te’ayyün etmedikleri için me­bî’ değildir, selem yapılmaz. Fekat bunlar, selemde semen olurlar. [İmâm-ı Muham­mede göre “rahmetullahi teâlâ aleyh”, fülûs denilen bakır paralar da altın, gümüş gibidir. Fekat, Şeyhayne göre “rahmetullahi teâlâ aleyhimâ”, fülûs, niyyet edilmek­le semenlikden çıkıp urûz gibi kıyemî mal olur. Ta’yîn edilince te’ayyün eder. Sa­yarak selem yapılırlar. Ya’nî altın ve gümüş ve başka mallar karşılığı, selem yolu ile satılırlar. Böylece, altın, gümüş paralarla ve zînet eşyâsı ile kâğıd liraları değiş­dirmek, ya’nî satın almak sahîh olur. Kâğıd liraları, bir aydan çok olmak şartı ile, belli zemân sonra almak, altını, gümüşü ise, söz kesilirken kabz etmek lâzım olur.] Selem yapılan mal, belli zemânlarda, taksît ile verilebilir. Semen ayn olsun, deyn olsun, pazarlık yerinde hepsi peşin teslîm edilmelidir. Bunun için, bu satışa (Selem) denilmişdir. Hepsi peşin verilmezse, selem sahîh olmaz. Borclusuna, (Senden alacağım şu kadar lira, şu kadar litre veyâ kilo buğday için, selem olsun) dese, selem sahîh olmaz. Çünki semen deyn olup, pazarlık yerinde kabz edilme­mişdir. Selem müddeti en az bir aydır. Peşin selem câiz olmaz. Selemde muhayyer­lik şart edilmez. Mebî’ görülünce de muhayyerlik yokdur. Selemden, iki taraf uyuşarak, vaz geçilebilir ve bâyı’ semeni veyâ mislini veyâ kıymetini geri verir. Se­lem olunan mal, teslîm vakti gelmeden önce çarşıda kalmazsa müşterî, isterse, pi­yasada bulununcıya kadar bekler. İsterse vaz geçerek parasını alır. Yerine başka şey almaz. Mebî’, başkasına havâle edilebilir. Bâyı’ semeni, müşterî de selem olu­nan malı teslîm almadan önce bey’ edemezler. Müşterî, selem malını, bâyı’ına sa­tamaz. Hediyye edebilir. Semeni geri alır.

Tam İlmihal