3-71-7(Se’âdet-i Ebediyye)de adı geçenlerin hâl tercemeleri(G)


337 — GALİLE: İtalyan astronomlarındandır. 981 [m. 1574] de Pizede tevellüd, 1051 [m. 1642] de vefât etdi. Yirmiiki yaşında, Üniversite matematik profesörü ol­du. Dünyâ dönüyor dediği için, yetmiş yaşında habs edildi. Habshânede gözleri kör oldu. 704, 1048.

338 — GANÎM-İ BAĞDÂDÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Babası Muhammed­dir. Hanefî âlimlerindendir. Çok kitâb yazdı. Tütün içmenin harâm olmadığına fet­vâ verdi. 1030 [m. 1621] da vefât etdi. 639.
339 — GAZÂLÎ MUHAMMED “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed bin Muhammed Gazâlî, islâm âlimlerinin en büyüklerindendir. 450 [m. 1058] senesin­de, Îrânın Tus ya’nî Meşhed şehrinin Gazâl kariyyesinde tevellüd, 505 [m. 1111] de orada vefât etdi. Müctehid idi. İctihâdı, Şâfi’î mezhebine uygun oldu. O kadar çok kitâb yazdı ki, ömrüne bölününce, bir güne onsekiz sahîfe düşmekdedir. [484] de Bağdâdda Nizâmiyye üniversitesine profesör oldu. Hacca gidip gelince, Şâm­da profesörlük yapdı. Sonra Nişâpûrda profesörlüğü zorla kabûl etdi. Kitâbları çok kıymetlidir. Garb dillerine çevrilmekdedir. (Eyyühel-veled) kitâbı arabîdir. Fâri­sî tercemesi, Bursada, Orhân câmi’i kütübhânesinde mevcûddür. Bu kitâbı, 1364 [m. 1945] de kurulmuş olan milletler arası ilm yayma (Unesco) teşkilâtı tarafından 1370 [m. 1951] de fransızcaya, ingilizceye ve ispanyolcaya terceme edilerek, hep­si basılmışdır. [m. 1959] da, dört alman ordinaryüs profesörünün, Gazâlînin kitâb­larını okuyarak, islâm dînine âşık olduklarını ve imâmın kitâblarını almancaya çe­virmekde olduklarını gazetelerde okuduk.
İmâm-ı Gazâlîye islâm felesofu diyenler oluyor. Bu büyük imâm, felesof değil­dir. Bir islâm âlimi, bir müctehid idi. Onun kitâblarında mevdu’ hadîs var sanan kimse, yâ onu tanımıyan, din imâmı ve müctehid ne demek olduğunu bilmiyen câ­hillerdendir. Yâhud Ehl-i sünnete düşman olan vehhâbîlerin tuzağına düşmüş bir zevallıdır. İslâm âlimlerinin hiçbiri felesof değildir. Felesof, islâm âlimi olamaz. Nasıl ki, cam parçası pırlanta olamaz. İslâm felesofu diye birşey yokdur. İslâmiy­yetde felsefe yokdur. Binüçyüzseksenüç 1383 [m. 1963] senesinde Pâkistânda ba­sılan (Me’ârif-üs-sünen) adındaki yedi cild kitâbın birinci cildinde de (İslâm âlim­lerine göre rûh cismdir. Eski yunan felsefecileri rûh cism değildir dedi. İmâm-ı Ga­zâlî de böyle dedi. Onun felsefeye bağlılığı birçok yerde kendine hâkim olmuşdur) diyor. Mücessimeden olan İbni Teymiyyenin rûh hakkındaki sözlerini, islâm âlim­lerinin sözü diye yazarak koca Gazâlîyi küçümsemek gafletine düşmekdedir. Ara­bî beş cild (İhyâ-ül-ulûm) kitâbı 1387 [m. 1968] senesinde Beyrutda ve fârisî bir cild (Kimyâ-i se’âdet) kitâbı Muhammed Şâh Rızâ Pehlevî zemânında 1374 [m. 1955] de Tahranda ve 1398 [m. 1977] de İstanbulda basılmışdır. Bu Ehl-i sünnet kitâbı­nın ve benzerlerinin Tahranda basılması ve Îrânda Ehl-i sünnet medrese ve tek­kelerinin açılması sebebi ile taşkın şî’îler, Humeynî ismindeki bir âhundun teşvî­kı ile şâha karşı isyân ederek, Îrânda Şî’î Cumhûriyyeti kurdular. (Dürret-ül-fâhi­re) kitâbının arabîden türkçeye tercemesi, (Kıyâmet ve Âhıret hâlleri) ismi ile ba­sılmışdır. Îsâ aleyhisselâmın, Allahü teâlânın kulu ve Peygamberi olduğunu vesî­kalarla isbât eden (Er-reddül-cemîl li-ülûhiyyet-i Îsâ bi-sarîh-il İncîl) kitâbı, fran­sızca tercemesi ile birlikde, 1359 [m. 1939] senesinde Robert Chidiac tarafından Parisde basdırılmış, 1407 [m. 1986] da İstanbulda Hakîkat Kitâbevi tarafından, iki­si de ofset ile basdırılmışdır. 18, 26, 34, 42, 82, 105, 108, 116, 120, 132, 279, 412, 415, 418, 419, 420, 430, 455, 470, 490, 491, 497, 600, 605, 677, 698, 700, 719, 758, 761, 766, 909, 962, 964, 1008, 1010, 1047, 1053, 1058, 1079, 1090, 1103, 1116, 1118, 1173, 1184.
— Gazevât-ı Peygamberî: (İslâm Ahlâkı) sahîfe 195 e bakınız! 340 — GÖTE (Goethe): Ünlü alman şâ’iridir. 1162 [m. 1749] de tevellüd, 1248 [m. 1832] de vefât etdi. Hikâye ve tiyatro kitâbları yazdı. Faust tiyatrosu çok meşhûr oldu. Kur’ân-ı kerîmin büyüklüğünü söylerdi. 543.
341 — GÜLŞENÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: İbrâhîm bin Muhammed Gülşe­nî, tanınan velîlerdendir. [830] da Azerbaycanda tevellüd, 940 [m. 1534] senesin­de Mısrda vefât etdi. Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî halîfelerinden Ömer Rûşenîden feyz aldı. Şâh İsmâ’îlin işkenceleri zemânında Mısra gitdi. (Ma’nevî) adındaki kırkbin beytlik mesnevîsinin bir kısmını halîfelerinden Muhammed Fenâî efendi türkce­ye terceme etmişdir. Bu terceme ve sonunda Gülşenî hazretleri ile Gülşenî meşâ­yıhinden Hasen Sezâî efendinin mektûbâtı ve hâl tercemelerini eklemişdir. 1289 [m. 1871] da İstanbulda basılmışdır. Sezâî efendi, Edirnede Muhammed Sırrî efendiden ve sonra Fenâî efendiden feyz alıp, 1151 [m. 1737] de vefât etmişdir. To­runları asrlarca Edirnede irşâdda bulundular. 1087.

Tam İlmihal