3-71-8(Se’âdet-i Ebediyye)de adı geçenlerin hâl tercemeleri(H)


342 — HABÎB-İ ACEMÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Dâvüd-i Tâînin mürşidi ve Hasen-i Basrînin halîfesidir. 120 [m. 739] senesinde vefât etdi. 1089.

343 — HÂCEGÎ MUHAMMED İMKENEGÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hic­retin dokuzyüzonsekiz [918] senesinde Buhârânın İmkene kasabasında tevellüd, binsekiz 1008 [m. 1600] de orada vefât etdi. Rûh ilmlerinin mütehassısı idi. Baba­sı, Derviş Muhammed hazretlerinden feyz aldı. Çok Velî yetişdirdi. 969, 1141.

344 — HÂCE-ZÂDE “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muslih-uddîn Mustafâ bin Yû­süf, Bursalıdır. Fâtih sultân Muhammed hânın hocası ve İstanbul kâdîsı oldu. Fâ­tihin emri ile, Gazâlînin (Tehâfüt-ül-felâsife)si ile, İbnür-Rüşdün buna olan red­diyyesini incelemiş, Gazâlînin haklı olduğunu bildiren kıymetli bir kitâb yazmış­dır. 893 [m. 1487] de vefât etdi. Bursada, Emîr Sultân kabristânındadır.

345 — HÂCI BAYRAM-I VELÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Sôfiyye-i aliyye­dendir. Ankarada Zülfadl [Sol-Fasol] köyünde tevellüd ve orada 833 [m. 1429] se­nesinde vefât etdi. Kayseride Somuncu baba denilen Hamîdüddîn Hâmid-i Akse­râyîden feyz aldı. Edirnede eski câmi’de va’z etdi. Ankaradadır. 909, 970, 1074, 1088, 1132, 1164.

346 — HÂCI BEKTÂŞ-I VELÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Adı seyyid Muham­med bin İbrâhîm Atadır. Hicrî [680] senesinde Horâsânın Nîşâpûr şehrinde tevel­lüd etdi. 738 [m. 1338] de vefât etdiği (Kısas-ı Enbiyâ)da yazılıdır. Anadoluda Kır­şehrdedir. Şeyh Lokmân-ı Horâsânînin halîfesi idi. Bu da, şeyh Ahmed-i Yesevî­nin, bu da, Yûsüf-i Hemedânînin halîfesi idi. Hâcı Bektâş-ı Velî hazretleri, sultân Orhân ile sohbet etdi. Yeni-çeri askeri kurulurken düâ etdi. Bundan feyz alanla­ra Bektâşî denildi. Bu temiz, iyi bektâşîler, zemânla azaldı. Hurûfî denilen zındık­lar, bu mubârek ismi kendilerine mal edindi. 499, 500, 501, 502, 503, 504.

347 — HADÎCE SULTÂN “rahmetullahi teâlâ aleyhâ”: Dördüncü Muhammed hânın kerîmesidir. Binyüzellibirde [1151] Defterdâr ile Ayvânserây arasında (Sul­tân câmi’i)ni yapdırdı. Buna (Yâ-Vedûd câmi’i) de denir. Çünki, önceden şeyh Ab­dül-Vedûd yapdırmışdı. Kendisi, Buhârâdan, İstanbulu almak için gelenlerdendir. 860 [m. 1456] senesinde vefât edip, orada defn olundu. Sonra, halîfelerinden Tok­mak dede, vakfını ta’yîn etdi. Bu da orada medfûndur. Bunun için oradaki kabris­tâna (Tokmaktepe) denir. Hadîce sultân, buradaki sâhil serâyları yerine çeşme, se­bil ve mekteb ve mektebin altında Muhammed Ensârînin “radıyallahü anh” türbe­sini yapdırırken, bu mescidi yeniden yapdırmışdır. Rumeli-kavağı câmi’ini de Ha­dîce Turhân sultân yapdırmışdır. 1156 [m. 1743] da vefât etdi. Turhân sultân türbe­sindedir. Zevci Hasen pâşa, Üsküdârda (Nesûhî tekkesi mescidi)ni yapdırmışdır.

348 — HADÎCE-TÜL-KÜBRÂ “radıyallahü anhâ”: Huveylid bin Esed bin Ab­dil-Uzza bin Kusayy kızıdır. Resûlullahın ilk zevcesidir. Çok zengin ve âlim ve âkıl idi. Bütün malını Resûlullaha bağışladı. Yirmibeş sene çok iyi hizmet etdi. Hic­retden üç yıl önce, altmışbeş yaşında Mekkede vefât etdi. İlk îmâna gelen hür ka­dındır. Resûlullahın bütün kızlarının ve iki oğlunun annesidir. 379, 380, 388, 574, 598, 952, 1064, 1126, 1139, 1164, 1195, 1196, 1198.

349 — HÂDİMÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed bin Mustafâ, Konya­nın Hâdim kasabasında tevellüd, 1176 [m. 1762] da, orada vefât etdi. 264, 629, 638, 643, 1083.

350 — HAFÎDZÂDE SÂDIK “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Altıyüzyetmişüçün­cü [673] sırada Muhammed Sâdık ismine bakınız!

351 — HÂFIZ-I ŞÎRÂZÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Şemseddîn Muhammed bin Kemâleddîn, [720] de Şîrâzda tevellüd, 791 [m. 1389] de orada vefât etdi. Bü­yük islâm şâ’iridir. Nakşibendî idi. Tîmûr hân ile görüşdü. Dîvânı fârisîden garb dillerine terceme edildi. 958.

352 — HÂFIZ ES’AD: Kanlı bir ihtilâl ile Sûriye devlet reîsi oldu. Şî’îlerin en kötüsü olan Yezîdî fırkasındandır. Çok zâlim idi. Yalnız Hamâ şehrinde binlerce Ehl-i sünnet müslimânı öldürdü. 1421 [m.2000] de öldü.

353 — HAFSA “radıyallahü anhâ”: Hazret-i Ömerin kerîmesi idi. Zevci ile Ha­beşistâna ve Medîneye hicret etmişdi. İlk zevci Huneys bin Huzâfe Bedrde bulun­du. Sonra vefât etdi. Hicretden iki buçuk sene sonra Resûlullaha zevce olmakla şe­reflendi. Kırkbeş 45 [m. 665] senesinde altmış yaşında iken vefât etdi. 380, 381.

354 — HAHN: Atom çekirdek enerjisini ve bombasını bulanlardandır. Alman kimyâgeridir. 1296 [m. 1879] da Frankfurtda tevellüd etdi. Nobel mükâfâtı aldı. 563.

355 — HÂKİM-Bİ-EMRİLLAH: Altıncı Fâtımî hükümdârıdır. Babası Azîzdir. 375 [m. 985] de tevellüd etdi. Onbir yaşında tahta çıkdı. 411 [m. 1020] senesinde öldürüldü. Dırâra aldanarak, dînini sapıtdı. Tanrılık da’vâsına kalkışdı. 487, 740, 1106.

356 — HÂKİM NÎŞÂPÛRÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed bin Abdül­lah hadîs âlimlerindendir. [321] de tevellüd ve 405 [m. 1014] senesinde Nîşâpûrda vefât etdi. Buhârîde ve Müslimde bulunmıyan sahîh hadîsleri toplıyarak meydâ­na getirdiği (Müstedrek) kitâbı çok kıymetlidir. Beyrutda (Mekteb-üt-ticârî)de sa­tılmakdadır. 164, 194, 450, 993.

357 — HÂKİM-İ ŞEHÎD “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed bin Mu­hammed bin Ahmed, fıkh âlimidir. 334 [m. 946] senesinde şehîd edildi. (Gurer), (Kâfî) ve (Müntekâ) kitâbları meşhûrdur. 268.

358 — HAKÎM-İ TİRMİZÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ebû Abdüllah Muham­med bin Alî, hadîs imâmlarındandır. 320 [m. 932] senesinde şehîd edildi. Çok ki­tâb yazdı. (Nevâdir-ül-üsûl) kitâbı çok kıymetlidir. 515.

359 — HALEBÎ İBRÂHÎM “rahmetullahi teâlâ aleyh”: İbrâhîm bin Muham­med, fıkh âlimidir. [866] da Halebde tevellüd ve 956 [m. 1549] da vefât etdi. İstan­bulda Fâtih câmi’inin imâmı idi. Edirnekapı kabristânından, Buğaz köprüsü yo­lu yapılırken, yanındaki Sakızağacı kabristânına nakl edilmişdir. (Mültekâ) kitâ­bı fransızcaya terceme edilmişdir. (Halebî) kitâbı meşhûrdur. Ayasofya ders-i-âm­larından ve nakşî meşâyıhından Alî Yektâ efendi, buna hâşiye yapmışdır. Siyer sâ­hibleri Nûreddîn Alî Halebî Hanefî 1044 [m. 1633] de ve Burhâneddîn Alî Hale­bî şâfi’î 1014 [m. 1604] de vefât etmişlerdir. 269, 274, 729, 1074.

360 — HALEBÎ MUHAMMED: 439.cu sırada, İbni Emîr ismine bakınız!

361 — HÂLİD BİN VELÎD “radıyallahü anh”: Velîd bin Mugîre bin Abdüllah bin Amr bin Mahzûm oğludur. Ebû Cehl bin Hişâm ile ve Velîd bin Abd-i Şems ile kardeş çocuklarıdır. Velîd bin Velîdin kardeşidir. Kardeşi Velîd, Bedrde esîr olup fidye ile kurtulunca, Mekkeye gitdikden sonra îmâna gelmiş, Medîneye hicret et­mişdi. Hâlid, Mekkenin fethinden evvel kardeşi Velîdin tavsıyesi ile, Amr ibni Âs ile berâber Medîneye gelip îmân etdiler. Uhudda ve Hudeybiyyede düşman ordu­sunda idi. Mekkenin fethinde Resûlullahın yanında idi. Mûte gazâsında üçbin kişi ile yüzbin rûma gâlib geldi ve (Seyf-ullah) ismi ile şereflendi. Yemâme cengin­de ve Îrân, Rûm gazâlarında hep zafer kazandı. Hicretin yirmibirinde [21] Hums­da vefât etdi. 1078, 1090, 1091, 1129, 1152, 1187, 1195.

362 — HÂLİD KARSIALAN: Hâlid pâşa, Kars fâtihidir. Meclis kürsîsinde ko­nuşma yaparken, vurularak şehîd edildi.

363 — HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Sôfiyye-i aliyyenin bü­yüklerindendir. İslâm bilgilerinin mütehassıslarındandır. Hayâtı, (Mecd-i tâlid) ve (Şems-üş-şümûs)da ve hesâb, hendese ve heyet ilmlerinde ve (Rub-ı-dâire) üzerin­de mâhir olduğu (El-Hadâik-ul-verdiyye)de yazılıdır. Yüzlerce büyük âlim yetişdir­di. Bağdâdın şimâlinde Zûr şehrinde 1192 de tevellüd ve Şâmda 1242 [m. 1826] de vefât etdi. Cenâze nemâzını allâme İbni Âbidîn kıldırdı. Ehl-i sünnet düşmanları, bu büyük âlime kürd asllı diyor. Bu sözleri, temâmen yanlış ve iftirâdır. Üçüncü halîfe Osmân “radıyallahü anh” soyundan olduğu vesîkalarla sâbitdir. 1224 [m. 1809] de Bağdâddan hareket ederek, bir senede Dehlîye geldi. Abdüllah-ı Dehlevîden dokuz ay feyz aldı, 1226 da Bağdâda avdet etdi. (İkdül-cevherî) kitâbında irâde-i cüz’iyye­yi uzun yazmakdadır. (İ’tikâdnâme) kitâbı, fârisî olarak, hadîs-i Cibrîlin şerhidir. Ara­bî tercemesi, (El-îmân vel-islâm) ismi ile 1981 de İstanbulda basılmışdır. Türkçe ter­cemesi ve arabî (Câliyet-ül-ekdâr) düâ kitâbı Hakîkat Kitâbevi tarafından basdırıl­mışdır. Fârisî dîvânı çok kıymetlidir. 188, 460, 506, 579, 639, 701, 909, 922, 969, 1061, 1075, 1089, 1112, 1121, 1132, 1143, 1158, 1169, 1174, 1181, 1187, 1198.

364 — HALÎL (ŞEYH) “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Mâlikî fıkh âlimlerinden­dir. Babası İshakdır. 767 de vefât etdi. (Muhtasar)ı meşhûrdur. 458, 632, 1016.

365 — HALÎL BİN OSMÂN: Kârî’lerdendir. 811 [m. 1408] de vefât etdi. 418.

366 — HALÎMÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hüseyn bin Hasen bin Muhammed bin Halîm Cürcânî, Şâfi’î fıkh ve hadîs âlimidir. 338 de tevellüd ve 403 [m. 1012] de vefât etdi. (Minhâc-üd-dîn) kitâbı meşhûrdur. 242, 465.

367 — HALLÂC-I MENSÛR “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Sôfiyye-i aliyyeden­dir. Tarîkat serhoşluğunda gördüklerini, islâmiyyete uymıyan kelimelerle söyledi­ğinden 306 [m. 919] da Bağdâdda şehîd edildi. Alî Râmitenî hazretleri buyurdu ki, (Hüseyn Mensûr zemânında, hâce Abdülhâlık-ı Goncdüvânînin oğullarından bi­ri bulunsaydı, Mensûr i’dâm edilmezdi.) Hâcenin ma’nevî oğullarından biri bulun­saydı, Hüseyn Mensûru terbiye ederek, o makâmdan geçirirdi. 94, 497, 765, 943.

368 — HALVÂNÎ: Dörtyüzonbeşinci [415] sırada, Hulvânî ismine bakınız!

369 — HÂMÂN: Fir’avnın vezîri idi. Îmâna gelmesine mâni’ oldu. Âsiyenin şe­hîd edilmesine sebeb oldu. Mûsâ aleyhisselâmın da öldürülmesini istedi.

370 — HAMDAN KURMUT: Karmat da denir. Gözleri kırmızı demekdir. İs­mâ’îlî mezhebinde iken, mürîdleri çoğalınca (Kurmutî) tarîkatını kurdu. Kûfe şehrinde tüccâr idi. (Dâr-ül-hicre) adında bir tekke yapdı. 277 [m. 890] senesinde öldü. (Karamıta) devletini kurdu. Müslimânlara çok zulm yapdılar. 488.

371 — HAMDİ AKSEKİ: Diyânet işleri reîsi idi. Mezhebsiz Reşîd Rızânın (Mu­hâverât) kitâbını türkçeye terceme ederek (Mezheblerin telfîkı) ismini vermişdir. 1162.

372 — HAMEVÎ AHMED ve HAMEVÎ SA’DEDDÎN: [83] numarada, Ah-med-i Hamevî ve [784] de Sa’düddîn Hamevî ismlerine bakınız!

373 — HAMÎDULLAH: 1326 [m. 1908] senesinde Hindistânın güneyinde Hay­darâbâtda tevellüd etdi. [m. 1971] de İstanbulda kendisi ile konuşuldu. İslâm âlimlerine, Selef-i sâlihîne güvenmediğini, Haydarâbâtdaki hocasının sözlerine uy­mıyan bilgilere inanmadığını söyledi. Orada Osmâniye üniversitesinde okudu. Dev­letler hukûku üzerinde doktora yapdı. [m. 1947] de Hindistân hükûmeti kendisi­ni vatandaşlıkdan çıkardı. Pârisde CNRS ilmî araşdırma a’zâsı idi. İsmâ’îlî mezhe­binde, koyu Ehl-i sünnet düşmanı olarak yetişdi. Açıkca ve sinsice, islâmiyyeti boz­mağa, Ehl-i sünnet âlimlerini lekelemeğe çalışdı. (İslâma Giriş) ve (İslâm Peygam­beri) kitâblarında, bozuk düşüncelerini açığa vurmakdadır. Sebe’ sûresinin yirmi­sekizinci [28] âyetinin meâl-i şerîfi, (Seni bütün insanlara Peygamber gönder­dim)dir. O ise, kitâbına, yalnız müslimânların Peygamberi olduğunu anlatan ism takmışdır. Kâfirlerin çoğunun inançları böyledir. (Fâideli Bilgiler) kitâbımızın sonundaki 63.cü maddede, bozuk yazılarına cevâblar verilerek, azgın bir islâm düş­manı olduğu, isbât edilmişdir. 1424 [m. 2003] de öldü. 307, 310, 410, 462, 571, 970.

374 — HAMMÂD “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ebû İsmâ’îl bin Ebî Süleymân Müslim, İmâm-ı a’zamın hocasıdır. İbrâhîm-i Neha’înin ve Enes bin Mâlikin tale­beleridir. 120 [m. 738] senesinde vefât etdi. 268, 439, 440, 441, 443, 849, 1119.

375 — HAMZA “radıyallahü anh”: Resûlullahın amcasıdır. Hicretden yedi yıl önce îmâna geldi. Bedr gazâsında çok kahramânlık gösterdi. Uhud gazâsında Vah­şî tarafından şehîd edildi. Uhud gazâsında şehîd olanların ismleri (Mir’ât-i Medî­ne)de yazılıdır. (Vahşîye niçin bed düâ etmiyorsunuz) dediklerinde, (Mi’râc gece­si, Hamza ile Vahşîyi kolkola Cennete giderken gördüm) buyuruldu. Uhud gazâsı, hicretin üçüncü senesi Şevvâl ayında oldu. Kâfir ordusu üçbin [3000] kişi olup, ye­diyüzü zırhlı ve ikiyüzü atlı idi. Onbeş de kadın olup def çalar, şarkı söylerlerdi. Düş­mandan otuza yakın kişi öldürüldü. İslâm askeri yediyüz [700] olup, yüzü zırhlı idi. İki at vardı. Eshâb-ı kirâmdan yetmiş kişi şehîd oldu. Altısı Muhâcirlerden, kala­nı Ensârdan idi. Uhud gazâsından dört ay sonra, Necd halkına da’vet için, yetmiş genc gönderildi. (Bi’ri Me’ûne) denilen yerde, hücûm edip, hepsini şehîd etdiler. Yal­nız, iki sahâbî kurtuldu. 1008, 1014, 1065, 1095, 1110, 1152, 1179, 1185, 1187, 1186.

376 — HAMZA BİN AHMED: Derezîlerin bozuk inanışlarını yayan, Mısrlı bir sapıkdır. Fâtımî hükmdârı olan Hâkim-bi-emrillah da, bunun yalanlarına aldana­rak, yoldan çıkdı. 487, 740, 1089.

377 — HAMZA EFENDİ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: (Bey’ ve şirâ risâlesi) çok istifâdelidir. Bu kitâbı İsmâ’îl bin Osmân şerh etmiş, 1306 [m. 1890] da İstanbul­da basılmışdır. 640, 797, 811, 845, 873.

378 — HÂN-I HÂNÂN “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Mirzâ Azîz Abdürrahîm, Ekber şâhın ve Selîm şâhın devlet adamlarındandır. Şâ’ir idi. Gücerat vâlîsi iken 1036 [m. 1627] da vefât etdi. Delhîdeki büyük türbesi harâbe hâlindedir. İmâm-ı Rabbânî hazretlerini çok severdi. Hân-ı a’zam ise, 1033 de vefât etmişdir. 54, 97, 747, 753, 1147.

379 — HÂRİCE TEBNİ-ZEYD “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Tâbi’înden ve fu­kahâ-i seb’a [yedi büyük âlim]dan idi. Doksandokuz 99 [m. 717] senesinde Medî­nede vefât etdi. Babası Zeyd bin Sâbit, Sahâbenin büyüklerinden idi. 66.

380 — HARÎRÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ahmed bin Alî, Halvetî idi. Tütün içmenin harâm olmadığını bildirdi. 1048 [m. 1639] de vefât etdi. 638.

381 — HÂRİS “radıyallahü anh”: Arabistânda Benî-Mustalak kabîlesinin re­îsi idi. Hicretin beş veyâ altıncı yılında, islâmiyyeti kabûl etmediğinden harb edi­lerek esîr alındı. Mu’cize görünce müslimân oldu. Kızı Cüveyriyyeyi Resûlullaha nikâh eyledi. 381, 1088.

382 — HÂRÛN “aleyhisselâm”: Beni-İsrâîl Peygamberlerindendir. Mûsâ aley­hisselâmın büyük kardeşi idi. Mûsâ aleyhisselâmdan üç sene önce, yüzyirmiüç ya­şında, yolda vefât etdi. 482, 1151, 1152.

383 — HÂRÛNÜRREŞÎD “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed Mehdînin oğlu, Ebû Ca’fer-i Mensûrun torunu idi. Beşinci Abbâsî halîfesi idi. [148] de tevel­lüd, 193 [m. 809] de Tus ya’nî Meşhed şehrinde vefât etdi. [170] de büyük karde­şi Mûsâ Hâdînin yerine halîfe oldu. Orduları ile Üsküdâra kadar geldi. Fransa kra­lı birinci Şarl, ya’nî büyük Şarlmanla mektûblaşırdı. Ona bir dıvâr sâati hediyye gön­dermişdi. Avrupalılar, sâatin kendi kendine işlediğini görünce, içinde şeytân var diyecek kadar câhil idiler. Çalar sâat 516 [m. 1022] de yapıldı. Muhammed bin Alî ibni Sââtî, sâat i’mâlinde mâhir idi. Rakkaslı sâati, ilk olarak papa ikinci Silvestr Endülüs müslimânlarında görerek Avrupaya getirdi. 1003 [m. 1594] de öldü. 172, 300, 465, 467, 649, 783, 1115, 1127, 1152, 1177.

384 — HASEN ADVÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hasen bin Advî Hamzâvî Mıs­rî, Mâlikî âlimlerindendir. 1220 [m. 1806] de Advede tevellüd, 1303 [m. 1885] de vefât etdi. Câmi’ul-ezherde yetişdi ve müderris oldu. Çok kitâb yazdı. (İrşâd-ül­mürîd fî-hulâsa-ti ilmi tevhîd) ve (En-nefehât-üş-şâziliyye fî şerh-ı Burde-til-Bu­sayriyye) kitâbları çok kıymetlidir. 458.

385 — HASEN BİN ALÎ “radıyallahü anhümâ”: Resûlullahın kızı hazret-i Fâtı­manın oğludur. Beyâz ve güzel yüzlü olup, yüzü Resûlullahın yüzüne çok benziyen yedi kişiden biri bu idi. Resûlullaha bundan dahâ çok benziyen kimse yokdu. Oni­ki imâmın ikincisi, islâm halîfelerinin beşincisidir. Hicretin üçüncü [3] senesi, Me­dînede tevellüd, [49] da Medînede vefât etdi. Babası hazret-i Alî şehîd olunca, kırk [40] senesinde Kûfede halîfe seçildi. Kûfe, Basra, Irâk, Horâsân, Mekke, Medîne, Hicâz ve Yemen ehâlisine, pederi gibi halîfe oldu. Diğer memleketler, hazret-i Mu’âviyenin elinde idi. Yedi ay sonra, Bağdâd yanında Anbar denilen yerde, ikisi­nin ordusu harbe hâzır iken, müslimân kanı dökülmemesi için, hilâfeti hazret-i Mu’âviyeye bırakdı. Hazret-i Mu’âviye kendisine dörtyüzbin akça gümüş para he­diyye gönderdi. Sonra hazret-i Hasen Medîneye geldi. Ölünciye kadar orada yaşa­dı. Hazret-i Mu’âviye, kendisinden sonra hazret-i Hasenin halîfe olmasına karâr ver­di. Bu haber her tarafa yayıldı. Fekat, hazret-i Hasen, kadın yüzünden, zevcesi ta­rafından zehrlendi. Soyundan olanlara (Şerîf) denir. 60, 62, 377, 381, 421, 511, 513, 514, 609, 621, 717, 752, 769, 846, 919, 1014, 1063, 1064, 1100, 1118, 1138, 1171.

386 — HASEN BİN ALÎ ASKERÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Oniki imâmın onbirincisi, Alî Nakînin oğludur. [232] de Medînede tevellüd, 261 [m. 875] sene­sinde Bağdâdda vefât etdi. 62, 487, 1116.

387 — HASEN BİN SABBÂH: Yemen âmirlerinden Yûsüf-i Humeyrî neslin­dendir. Nizâm-ül-mülk ve Ömer Hayyâm ile birlikde, imâm-ı Muvaffak-ı Nîşâpû­rînin talebesi idiler. Alb Arslanın hâcibi oldu. [472] de Nizâm-ül-mülkle arası açılarak Mısra kaçdı. Şî’î olduğu için, Fâtımî hükümdârı Müstansırdan iltifât gör­dü. Orada İsmâ’îl bin Ca’fer Sâdık torunlarından birisi ile tanışıp, İsmâ’îliyye yolunu tutdu. Tevellüd yeri olan Rey şehrine geldi. Câhilleri aldatdı. Yol kesici­liğe, eşkıyâlığa, meşhûr adamlara pusu kurup öldürmeğe başladı. [473] de Selçû­kîlere ısyân edip birkaç kal’a aldı. İsmâ’îliyye devletini kurdu. Afrikadaki (İsmâ’îliy­ye) devletinden ayırmak için, buna (Şarkî), doğu devleti denir. [654] senesine kadar sekiz hükümdâr geldi. Hasen, kırkbeş sene hükm sürüp, 518 [m. 1124] de ve­fât etdi. İsmâ’îlî fırkasını yaymak için çok zulm yapdılar. Ortalığı kana boyadılar. Ehl-i sünnet âlimlerini şehîd etdiler. [498] de Hind, Türkistân ve Horâsân hâcıla­rının, Rey yakınında, yollarını kesip öldürdüler. 488, 500, 1110.

388 — HASEN BİN ZİYÂD “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hanefî fıkh âlimlerin­dendir. 204 [m. 819] senesinde vefât etdi. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfenin talebesi­nin meşhûrlarındandır. İbni Ziyâd şâfi’î Yemenî başkadır. 120, 268, 439.

389 — HASEN HULÛSÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Karadeniz sâhilindeki Çar­şamba kasabası müftîsi idi. Türkçe (Mecma’ul-âdâb) kitâbı meşhûrdur. 392.

390 — HASEN-İ BASRÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Tâbi’înin en büyüğüdür. Babası, Eshâb-ı kirâmdan Zeyd bin Sâbitin kölesi olan Ca’fer idi. Annesi de, Ümm-i Seleme “radıyallahü anhâ” vâlidemizin câriyesi idi. Hadîs ve fıkhda çok de­rin idi. [21] de tevellüd, yüzon 110 [m. 728] da vefât etdi. Basradadır. Alî “radıyal­lahü anh” ile sohbet etdiği (Fetâvâ-yı hadîsiyye)de uzun yazılıdır. 99, 688, 722, 1087, 1103, 1161, 1188.

391 — HASEN-İ BERKÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hindistânda Ahmed-i Ber­kînin talebesidir. İmâm-ı Rabbânînin bereket-i sohbeti ile şereflenmişdir. Öleceği ze­mân buyurdu ki, bana bağlı olanların afv olunacakları müjdesini aldım. Dahâ fazla istedim. Sana inananlar mağfûrdur denildi. Dahâ ziyâdesini istedim. Seni işitip de se­venler, kıyâmete kadar mağfûrdurlar buyuruldu. [Ya’nî kalbi yumuşıyarak tevbe e-der ve Cennete girmeğe sebeb olan sâlih amelleri yapması nasîb olur.] 397.

392 — HASSÂF “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ebû Bekr Ahmed bin Ömer, fıkh âlimidir. (Edeb-ül-kâdî) kitâbı meşhûrdur. 261 [m. 874] de Bağdâdda vefât etdi. 444.

393 — HÂŞİM: Resûlullahın üçüncü babasıdır. İsmi Amrdır. Mekkede Tirid çor­basını ilk yapdığı için Hâşim denildi. Kureyşlilerin Şâmda ticâret yapmaları içinKayserden izn aldı. Nevfelin, Muttalibin ve Benî-Ümeyyenin ceddi olan Abd-i Şem­sin birâderidir. Abd-i Şems ile ikiz olarak tevellüd etmişlerdir. Abd-i Şemsin oğ­lu Ümeyye, Kureyş kabîlesinin büyüklerinden idi. Resûlullahın ve amcalarının oğul­larına (Hâşimî) veyâ (Benî-Hâşim) denir. 386, 390, 1067, 1068, 1175, 1178.

394 — HÂŞİM-İ KEŞMÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: 660. cı sırada, Muhammed Hâşime bakınız!

395 — HATÎB-İ BAĞDÂDÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hâfız Ahmed bin Alî, hadîs âlimlerindendir. Çok sayıda, kıymetli kitâb yazdı. Şâfi’î idi. 392 [m. 1002] de Bağdâdda tevellüd, 463 [m. 1071] de orada vefât etdi. İmâm-ı a’zama ve imâm-ı Ah­mede dil uzatdı ise de, mağlûb edildi. 392, 472, 476.

396 — HÂTİM-İ ESÂM “rahmetullahi teâlâ aleyh”: İsmi Ebû Abdürrahmân bin Alvân olup, Sôfiyye-i aliyyedendir. Şakîk-i Belhînin eshâbındandır. Belh şeh­rinde tevellüd ve ikiyüzotuzyedi 237 [m. 852] de vefât etmişdir. 1008.

397 — HÂTİM-İ TÂÎ: Cömertliği ile meşhûr bir şâ’irdir. Dîvânı ilk olarak 1289 [m. 1872] da Londrada, sonra 1315 [m. 1897] de almanca tercemesi ile basıl­dı. Bi’setden önce ölmüşdür. 644.

398 — HATTÂT HÂFIZ OSMÂN “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hattât şeyh Hamdullahın talebesi olup, hocasını geçmişdir. Ayasofyada bulunan mushafından foto-kopiler yapılarak çoğaltılmışdır. 1110 [m. 1699] da vefât etmişdir. Koca Mus­tafâ pâşa câmi’i bağçesindedir.

399 — HAVÂRÎLER: Îsâ aleyhisselâmın Eshâbı, ya’nî kendisini görüp deîmân edenler azdı. Kendisinden sonra Îsevîliği dünyâya yaymak için, Eshâbı ara­sından seçdiği oniki mü’mine (Havârî) denir. Fransızlar (Douze Apotres), Alman­lar (Apostel), Müncid ise, (Resûller) diyor. Bunlar; 1- (Petrus) veyâ (Pierre) olup, asl ismi Kâmûsda (Şem’ûn), Lexiconda (Simon), Müncidde ise (Sim’ân) olarak yazılıdır. Çok kimseleri îmâna getirdi. Antakyada büyük bir ma’bed yap­dı. Kırkıncı senede Romaya gitdi. Birkaç kerre Kudüse geldi. Altmışbeşde, Nerontarafından haça gerilerek i’dâm edildi. Îsâ aleyhisselâm sanarak (Yehûdâ)yı da böy­le çarmıha germişlerdi. Papaların birincisi sayılmakdadır. Mezârı üzerine (Saint pi­erre) kilisesi yapılmışdır. Hazîranın yirmidokuzunda yortusu yapılır. 2- (Andreas), Petrusun kardeşidir. (André) de denir. X şeklindeki çarmıha gerilerek öldürüldü. İkinci teşrînin [kasım] otuzunda yortusu yapılır. 3- (Yuhannâ) olup, (Yahyâ) de­mekdir. Buna (Johannes), (Jean) ve (Jani) de denir. Ortodokslar (Juvan), İngiliz­ler (John), ermeniler de (Ohannes) derler. Yüz senesinde Efesde ölmüşdür. Oni­kinci ayın yirmiyedisinde yortusu yapılır. 4- (Büyük Ya’kûb)dur. İngilizler (James), Fransızlar (Jacque) diyor. Yuhannânın kardeşidir. Temmuzun yirmibeşinde yor­tusu yapılmakdadır. 5- (Filip), Anadoluda öldü. Mayısın birinci günü yortusu ya­pılmakdadır. 6- (Toma), yâhud (Thomas), Îrân ve Hind taraflarına gidip, oralar­da şehîd edilmiş, Urfaya getirilmişdir. Son ayın yirmibirinde yortusu yapılır. Bar­nabas İncîlinde bunun ismi yazılı değildir. 7- (Bartelemi) veyâ (Bartolome), 71 se­nesinde Erzurumda şehîd edildi. Ağustosun yirmidördünde yortusunu yaparlar. 8­(Matthias) veyâ (Mathias) olup, mürted olan ve Îsâ aleyhisselâmın bulunduğu ye­ri yehûdîlere haber veren ve onun şekline çevrilerek çarmıha gerilen (Yudas İshar­yot) [Yehûdâ]nın yerine, havârîler tarafından havârî seçilmişdir. Habeşe ve Îrâ­na gitmiş, 61 de Îrânda şehîd edilmişdir. Şubâtın yirmidördünde yortusu yapılır. Îsâ aleyhisselâmdan sekiz sene sonra, ondan işitdiklerini yazmış olan (Mettâ) [Matt­haus=Mattieu] başka olup, havârîlerden değildir ve yortusu eylülün yirmibirinde­dir. 9- (Küçük Ya’kûb) veyâ (Jacque), altmışiki senesinde şehîd edildi. Mayısın ilk günü yortusu yapılır. 10- (Simon) veyâ (Şem’ûn), hazret-i Meryemin hemşîresinin oğlu olduğu ve yüzyedi senesinde şehîd edildiği (Kâmûs)da yazılıdır. (Müncid)de buna (Sim’ân) denilmekdedir. Yirmisekiz ekimde yortusu yapılmakdadır. 11- (Ye­hûdâ) veyâ (Yudas), küçük Ya’kûbun kardeşidir. Yirmisekiz ekimde yortusu ya­pılmakdadır. 12- (Taddeus) [Thaddaus]un havârî olduğu Markusun İncîlinde ya­zılıdır. Lukanın İncîlinde, bunun yerine, (Judas Yakobi) yazılıdır. Mettânın İncî­linde ise (Lebbaus) denildiğini Knaurs Lexikon bildiriyor.

Îsâ aleyhisselâmdan gördüklerini ve işitdiklerini doğru olarak yazmış olan (Bar­nabas), kendisinin oniki Havârîden biri olduğunu bildiriyor. Hâlbuki hıristiyan ki­tâblarında bunun yerinde Thomas yazılıdır. Îsâ aleyhisselâmdan işitdiklerini yaz­mış olan (Marko) ve (Luka)nın Havârî olmadıkları ve (Yuhannâ)nın Havârî oldu­ğu bellidir. 42, 389, 448, 534, 761, 1079, 1122, 1152, 1161, 1190, 1192.

400 — HAVVÂ: Âdem aleyhisselâmın zevcesidir. Cenâb-ı Hak, Âdem aleyhis­selâmı toprakdan halk buyurdukdan sonra, sol kaburga kemiğinden hazret-i Hav­vâyı yaratdı. İkisini Cennete koydu. İblîs, Havvâyı aldatıp, yasak edilen meyveden yediler. Cennetden çıkarıldılar. İbni İshak, kırkbir erkek, kırk kızı oldu diyor. Ki­tâbların çoğunda ise, yirmi def’a ikiz evlâdı, bir def’a da yalnız Şît “aleyhisselâm”olmuşdur denilmekdedir. Âdem aleyhisselâmdan sonra Ciddede vefât etdi. 344, 386, 387, 574, 601, 1069.

401 — HAYÂLÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ahmed bin Mûsâ, büyük âlimler­dendir. İzniklidir. Mısra gitdi. 870 [m. 1465] senesinde Bursada vefât etdi. (Şerh-i akâid hâşiyesi) çok kıymetlidir. 1062, 1147.

402 — HAYÂTÎ HALÎL EFENDİ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Elbüstânlı sey­yid Halîl bin Hayâtî, 1267 [m. 1851] de vefât etdi. 538, 1138.

403 — HAYREDDÎN-İ REMLÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Babası Ahmeddir. Hanefî mezhebinde büyük fıkh âlimidir. 993 [m. 1585] de Remlede tevellüd, 1081 [m. 1670] de orada vefât etdi. Fetvâları, İstanbulda Süleymâniyye kütübhânesi, Ye­ni Câmi’ kısmında vardır. 1300 senesinde Mısrda Bulakda, gâyet nefîs basılmış, 1974 de Beyrutda ofset baskısı yapılmışdır. (Levâih-ul-envâr) ismindeki (Minah-ul-Gaffâr) hâşiyesi ve (Eşbâh) hâşiyesi çok kıymetlidir. (Dürr-ül-muhtâr) sâhibi Alâ-üddîn-i Haskefînin hocasıdır. 393, 395, 398, 591, 616, 825, 872, 998, 1162.

404 — HEİSENBERG “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Atomun yapısı ile uğraşdı. Müslimân oldu. 1376 [m. 1956] da İstanbulda konferans verdi. 563.

— Hempher: (İngiliz Câsûsunun İ’tirâfları) kitâbındadır. 405 — HERAKLİÜS: Rum imperatörü idi. Resûlullah ile mektûblaşırdı. Kar-şılıklı elçi ve hediyye gönderirlerdi. Îmâna gelmedi. 20 [m. 641] senesinde, otuz bir yaşında öldü. 376, 1045, 1046, 1091, 1118. 406 — HERDER (Von): Alman dinler târîhi profesörü idi. 1157 [m. 1744] de te­vellüd, 1218 [m. 1803] de vefât etdi. Dünyâ çapında bir teolog idi. İnsanlık târîhi­nin felsefesi üzerinde uğraşdı. Hıristiyanlığa karşı yapılan düşmanlığın, körü kö­rüne islâmiyyete de yapılmasının yanlış olacağı fikrini ortaya koydu.

407 — HEREM BİN HAYYÂN “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Veysel Karânîyi gör­dü. Ondan çok nasîhat aldı. 677.

408 — HEROD (Büyük): Romalıların emrinde Filistin vâlisi idi. Yehûdî idi. Îsâ aleyhisselâmı çocuk iken, öldürmek için emr verdi. Hazret-i Meryem bunu işitin­ce, oğlunu Mısra götürdü. 1190.

409 — HİND “radıyallahü anhâ”: Mekke kâfirlerinden Utbe bin Rebî’a bin Abd-i Şems bin Abd-i Menâf kızı, Ebû Süfyânın zevcesi idi. Uhud gazâsında düş­mân askerlerine cesâret veriyordu. Hazret-i Hamzanın şehîd edilmesine sebeb ol­du. Mekke fethinde müslimân oldu. Kadınlar adına Resûlullah ile sözleşme yap­dı. Hayrlı düâya mazhar oldu. 11 senesinde yapılan Yermük gazâsında, islâm or­dusunda bulunup, askeri harbe teşvîk etdi. Onüç [13] senesinde vefât etdi. Haz­ret-i Mu’âviyenin annesidir. 785, 1138, 1185, 1186, 1187.

410 — HİTLER: 1307 [m. 1889] da tevellüd etdi. 1353 [m. 1934] de alman dev­let başkanı oldu. Çok sayıda yehûdî öldürdü. 1358 [m. 1939] Eylül ayında ikinci dün­yâ harbini açdı. İspanyadan başka bütün Avrupayı, Balkanları, Libyayı aldı. Mos­kovaya kadar yayıldı. Sonra mağlûb oldu. 1364 [m. 1945] de intihâr etdi.

411 — HIZIR: İbrâhîm aleyhisselâmdan sonra yaşamış bir Nebî veyâ Velîdir. Zül­karneyn askerinin reîsi idi. Mûsâ aleyhisselâm ile yolculuk etdi. Ümmet-i Muhammed­den değildir. Fekat rûhu, ba’zı Velîlere feyz vermişdir. Öldükden sonra, rûhu insan şeklinde görünüp garîblere yardım etmekdedir. 686, 743, 744, 1062, 1089, 1123, 1193.

412 — HÛD “aleyhisselâm”: Yemende bulunan Âd kavmine Peygamber idi. İnanmadılar. Rüzgâr ile helâk oldular. Hûd “aleyhisselâm”, îmân edenlerle Mek­keye gelmişdi. Orada vefât etdi. İbni Âbidîn, ön sözünde diyor ki, (Şâmda Ümey­ye câmi’inin kıble dıvarının yeri, Hûd aleyhisselâmın makâmı idi. (Kurtubî tefsî­ri)nde, Câmi’-i Ümeyyeyi Velîd bin Abdülmelik yapdırmadan önce, burası zeytin­lik idi. Vaktîle Hûd aleyhisselâmın bostanı idi yazılıdır. Bu câmi’in dört dıvarını ilk önce Hûd “aleyhisselâm”, bostan dıvarı olarak yapmışdır.) 142, 482, 1128.

413 — HUGO DE VRİES: Hollandalı nebâtâtcıdır. Mutasyon teorisini kurdu. 1264 [m. 1848] de tevellüd, 1353 [m. 1934] de vefât etdi. 540.

414 — HÜLÂGÜ HÂN: Cengizin torunudur. Onun gibi kâfir idi. Îrânda ilhâ­nî devletini kurdu. 656 [m. 1258] da Bağdâdı yakdı, yıkdı. Sekizyüzbin müslimân öldürdü. Buna karşılık, Hasen Sabbâhın kurmuş olduğu İsmâ’îliyye devletinin son reîsleri olan Rükneddîni öldürdü. Horâsân ve Azerbaycândaki İsmâ’îliyye eşkı­yâlarını kılıncdan geçirdi. Yüzlerce kal’a ve sığnaklarını yıkdı. Müslimânları bü­yük bir felâketden kurtardı. Yalnız Süriyedeki kal’a ve tekkeleri kaldı. 663 [m. 1265]senesinde Îrânda Merâgada öldü. 377, 388, 1081.

415 — HULVÂNÎ ŞEMS-ÜL-EİMME “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Sekizyüzyet­mişbeşinci [875] sırada, Şems-ül-eimme-i Hulvanî ismine bakınız! Halvânî de de­nir. Halvânî, tatlıcı demekdir. 216, 223, 271, 309, 444, 826.

416 — HÜMÂYÛN ŞÂH “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hindistândaki büyük is­lâm devletinin ikinci sultânıdır. 913 [m. 1508] de Kâbilde tevellüd edip, [937] detahta çıkdı. [947] de hükûmetden ayrılıp, Îrâna ilticâ etdi. [962] de Efganlılarla harb edip, Delhîde tekrâr hükümdâr oldu. 963 [m. 1556] de vefât etdi. Delhîde türbe­si, müze hâlindedir. Âlim ve âdil olup, islâmiyyete çok hizmet etdi. 1097.

417 — HÜSÂMEDDÎN AHMED “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Kâdî Nizâmüd­dîn Bedahşînin oğludur. Hindistânda Hâce Bâkî-billahın eshâbındandır. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin büyüklüğünü de herkesden iyi bilirdi. İmâm-ı Rabbânî ve­fât edince, Muhammed Hâşim-i Keşmîye yazdığı başsağlığında, (Allahü teâlâ, o sûrî ve ma’nevî kemâllerin, fazîletlerin, toplandığı yer olan zâtı, dostların kalble­rinin ve gözlerinin ışığı eylesin! O Evliyâların sığınağının ayrılık acısı hangi keli­me ile anlatılabilir ki, yalnız onu tanıyanlara değil, bütün müslimânlara yazık ol­du. Îmânı olan herkes, ciğerleri yakan bu olaydan ağlamalı, sızlamalıdır) demiş­dir. Her tanıdığını, imâm-ı Rabbânînin hizmetine, sohbetine, derslerine sarılma­ğa teşvîk ederdi. Binkırküç 1043 [m. 1634] de vefât etdi. Kabri, Delhîde hâce Bâ­kî-billah türbesinin yanındadır. 398, 933, 953, 966, 1035.

418 — HÜSÂMEDDÎN ÖMER “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Ömer bin Ab­dül’azîz, Hanefî fıkh âlimidir. [483] de tevellüd, 536 [m. 1142] da Semerkandda şe­hîd oldu. Sadr-üş-şehîd de denir. Muhammed Şeybânînin kitâblarını şerh etdi. (Fe­tâvâ-i kübrâ)sı ve (Umdetül-müftî)si çok kıymetlidir.

419 — HÜSÂMEDDÎN-İ RÂZÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hanefî fıkh âlimi­dir. Adı, Alî bin Ahmeddir. 598 [m. 1203] senesinde Şâmda vefât etdi.

420 — HÜSEYN “radıyallahü anh”: Resûlullahın torunu, hazret-i Alînin ikinci oğludur. Oniki imâmın üçüncüsü, Ehl-i beytin beşincisidir. Bunun soyundan olan­lara (Seyyid) denir. Hicretin altıncı [6] senesinde tevellüd, 61 [m. 680] senesinin Mu­harrem ayının onuncu günü Kerbelâda şehîd oldu. Mubârek başı, Mısrda, Karâfe kab­ristânındadır. Resûlullahın torunu ve çok sevdiği olduğu için, Ehl-i sünnetin gözbe­beğidir. Şî’îler, kendisini, hazret-i Alînin oğlu olduğu için, aşırı seviyoruz diyerek, Muharremin onuncu günü mâtem tutuyorlar. 60, 62, 356, 377, 421, 513, 514, 538, 717, 738, 752, 769, 846, 919, 1063, 1064, 1066, 1100, 1126, 1141, 1171, 1191, 1196.

421 — HÜSEYN BİN ALÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Şerîf Hüseyn, Mekke emîri idi. [1268] de tevellüd, 1349 [m. 1930] da vefât etdi. Birinci cihân harbinde, ingilizler Arabistân çöllerinde yaşıyan câhilleri silâhlandırıp, Mekkeye saldırtdı. Şerîf Hüseyni, seni koruyacağız diye aldatıp, Kıbrısda bir otele habs etdi. Hicâz [m. 1924] de vehhâbîlerin eline geçince, Kıbrısdan çıkardı. Otel parasını da kendisin­den aldılar. 461, 1060, 1066.

422 — HÜSEYN HİLMİ IŞIK “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Nâm-ı müsteârı (Sıddîk Gümüş)dür. Babası Sa’îd, dedesi Lofcanın Tepova köyünden İbrâhîm Pehlivândır. İkisi de Eyyûb Sultânda medfûndur. Balkan harbinde şehîd olduğutepeye ismi verilen Bursalı Kâmil efendi ile hemşîresi Âişe hanımın anneleri Fâ­tıma hanım İbrâhîm Pehlivânın birâderinin kızıdır. Çeşidli din ve fen kitâblarının yazarıdır. Türkçe, arabî, fârisî, fransızca, almanca ve ingilizce kitâbları neşr etmiş­dir. Kitâbları bütün memleketlerde okunmakdadır. Teğmenlikden albaylığa kadar türk ordusunda zehrli gazlar mütehassıslığı ve kimyâ öğretmenliği yapmış, çok su­bay yetişdirmişdir. İstanbul üniversitesinde çalışarak, (Phenyl-ciyan-nitrometan) cisminin sentezini yapmış ve formülünü bulmuşdur. Bunu bildiren raporunu Fen fakültesi 1937 de, (Fritz Arndt, Lotte Loewe, Hilmi Işık) ismleri ile Devlet mat­baasında, ingilizce olarak, 2.ci cild numarası ile basdırmışdır. Ayrıca fen fakülte­sinin 1937 senesi ikinci kânûn târîhli (Fen fakültesi mecmu’asında) 139.cu sahîfe­sinde neşr edilmişdir. Bu başarılarından dolayı çok tebrîkler almışdır. Din bilgile­rinde derin âlim ve tesavvuf ma’rifetlerinde kâmil ve mükemmil olan kerâmetler, hârikalar sâhibi seyyid Abdülhakîm efendinin yetişdirdiği salâhiyyetli bir din adamıdır. 1929 dan 1362 [m. 1943] senesine kadar o büyük zâtdan ders almış, arabî ve fârisî tercemeler yaparak gençliğe hizmet için çalışmışdır. (Hakîkat Kitâ­bevi)nde, 1415 hicrî ve 1995 mîlâdî senesinde, kendi hâzırladığı 60 arabî ve 25 fâ­risî ve 14 türkçe ve bunlardan terceme etdirdiği, fransızca, ingilizce, almanca, rus­ca ve arnavudca ve diğer dillerdeki kitâbların mikdârı yüzden fazladır. Vehhâbî, râ­fızî ve teblîg-ı cemâ’at denilen Ehl-i sünnet düşmanlarını rezîl etmişdir. Hakîkat Ki­tâbevinin basdırdığı kitâblar, (İnternet) vâsıtası ile bütün dünyâya dağılmakdadır. (Çok kitâb okudum. Ehl-i sünnet âlimlerinin yükseklikleri yanında, pek câhil, bir hiç olduğumu anladım. Onları tanıyabilmek, yollarında bulunmak, büyük ni’metdir. Resûlullahın yolu, onların gösterdikleri yoldur. Resûlullahın güzel ah­lâkı, onların ahlâkıdır. Dünyâda ve âhıretde se’âdete kavuşmak isteyen, o büyük­lerin yoluna, sımsıkı sarılsın!) derdi. 1911 de, Eyyûb Sultânda, (Vezîr tekkesi)nde tevellüd etdi. İlk tahsîlini Eyyûb sultân Reşâdiye nümûne mektebinde, lise tahsî­lini Halıcıoğlu askerî lisesinde yapdı. 1960 da tekâ’üd oldu. 2000 ve sonraki sene­lerde Boğaziçinde Sarıyerdeki yalısında, kitâblarına ilâveler yaparak ve tevbe ve istigfâr ile vaktlerini kıymetlendirdi. Talebelerinden başka hiç kimse ile görüşmez­di. Hüseyn Hilmi Işıkın “rahmetullahi aleyh” babası Sa’îd efendi 1929 senesindeEyyûb Sultânda vefât etmiş, Eyyûb Sultân kabristânında medfûndur. Annesi Âi­şe hanım, Mamakda vefât etmiş, Bağlumda medfûndur. Büyük birâderi Mustafâ efendi, astsubay mektebini bitirip, bu mektebde öğretmen iken, Şifâ yokuşunda­ki babasının evinde hastalanarak vefât etmiş, Eyyûbde defn edilmişdir. Diğer bi­râderi İbrâhîm efendi, deniz astsubay mektebini bitirip, Almanyada ihtisâs yapdık­dan sonra, Karaköyde polis me’mûru iken, bir kazâ kurşunuyla şehîd olmuş ve ka­rakol civârındaki kabristâna defn edilmişdir. Küçük birâderi, Mehmed Sedâd efendi, Türkiye gazetesinde yazar iken, 1997 de vefât etmiş, Kaşgârî dergâhında medfûndur. Hemşîreleri Zehrâ, Fâika ve Nazîme hanımlar evlenmemiş, Zehrâ ve Nazîme hanımlar İstanbulda vefât etmişler, Fâika hanım, Fâtihdeki evinde otur­makda iken, 1424 [m.2003]de vefât etmişdir. Mehmed Sedâd beğin hanımı Fâtıma hanım, Fâtihdeki evinde oturmakdadır. Hüseyn Hilmi Işıkın amcası Halîl efendi, Ca’fer ve Mustafâ efendiler vefât etmişlerdir. İki teyzesi, Cemîle ve Fevziye hanım­lardır. Fevziye hanımın oğlu Şemi’ beğ ve kızı Suhandan hanımdır. Şemi’ beğin üç kızı ile Suhandan hanım Fâtihde oturmakdadırlar. [Hüseyn Hilmi Işık “rahmetul­lahi aleyh” 26 Ekim 2001 [9 Şa’bân 1422]de vefât etmiş olup, Kaşgârî dergâhında medfûndur. Kıymetli insan Abdülhakîm Işık, 25 Mart 2001 [30 Zilhicce 1421]de ve­fât etmiş olup, kabri babasının yanındadır.] 89, 359, 975, 1078, 1145, 1193.

423 — HÜSEYN-İ BUHÂRÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Babası Yahyâdır. 400 [m. 1010] senesinde vefât etdi. 466.

424 — HÜSEYN VÂ’IZ-I KÂŞİFÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Hüseyn bin Alî Hirâtda vâ’ız idi. 910 [m. 1505] da orada vefât etdi. Çok kitâb yazdı. Fârisî (Mevâ­hib-i aliyye) tefsîri meşhûrdur. [1246] da İsmâ’îl Ferrûh Kırîmî, türkceye çevirmiş, (Mevâkib) ismini vermişdir. Muhammed Bitlîsî [vefâtı 982] başka bir tercemesini yap­mışdır. (Ahlâk-ı Muhsinî) kitâbı ingilizceye terceme edilmişdir. 70, 392, 1075.

425 — HUSRÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: Muhammed Alî bin İbrâhîm Husrî Basrada tevellüd etdi. Hanbelî idi. Bağdâdda büyük Velî Ebû Bekr Muhammed Şiblînin talebesinden idi. 371 [m. 981] de vefât etdi. 92.

426 — HUZEYFE-İ MER’AŞÎ “rahmetullahi teâlâ aleyh”: İbrâhîm Edhemin talebesindendir. 207 [m. 822] de vefât etdi. Mer’aş Şâmdadır. (Sohbet az da olsa, te’sîr eder) hadîsini okur. Dünyâ ehlinin sohbetinden kaçınırdı. 687.

427 — HUZEYFE-TÜBNİ YEMÂN “radıyallahü anh”: Babası Yemân ile be­râber Medîneye gelip müslimân oldu. Uhud gazâsında bulundu. Münâfıkları yal­nız bu bilirdi. Îrân fütûhâtında bulundu. Nusaybin vâlîsi oldu. Hazret-i Osmânın şehâdetinden kırk gün sonra vefât etdi. 415, 633, 1090.

 

Tam İlmihal