<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ayet manası çıkarmak &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/ayet-manasi-cikarmak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:32:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Tam İlmihal Sayfa 421</title>
		<link>http://tamilmihal.de/tam-ilmihal-sayfa-421/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2000 01:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5 - Tefsîr, hadîs ne demekdir? Din âlimi kime denir?]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhakim arvasi]]></category>
		<category><![CDATA[arablar insanların en üstünüdür]]></category>
		<category><![CDATA[ayet manası çıkarmak]]></category>
		<category><![CDATA[ayet tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[Basîret-üs-sâlikîn]]></category>
		<category><![CDATA[hadis tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[haşimiler insanların en üstünüdür]]></category>
		<category><![CDATA[insanların en iyisi araplardır]]></category>
		<category><![CDATA[kuran tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[kureyşliler insanların en üstünüdür]]></category>
		<category><![CDATA[rabıta ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[rabıta nedir]]></category>
		<category><![CDATA[seyyid abdülhakim efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=3202</guid>

					<description><![CDATA[ İnsanların en iyisi arab olduğu ve Kureyş ve Hâşimîlerin üstünlüğü, [birinci kısm, doksanyedinci maddedeki] hadîs-i şerîflerde bildirilmekdedir. [(Basîret-üs-sâlikîn) de, ba’zı sahîh hadîs-i şerîfleri yazarak, Süyûtî, bunların aslı yokdur dedi diyor. Hâlbuki, İbni Âbidîn, yevm-i şekde oruc tutmağı anlatırken buyuruyor ki, (Hadîs âlimlerinin aslı yokdur demesi, bu hadîsin merfû’ olmasının aslı yokdur demek olup, mevkûf hadîs ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p class="c18" style="text-align: justify;"> İnsanların en iyisi arab olduğu ve Kureyş ve Hâşimîlerin üstünlüğü, [birinci kısm, doksanyedinci maddedeki] hadîs-i şerîflerde bildirilmekdedir. [<strong>(Basîret-üs-sâlikîn)</strong> de, ba’zı sahîh hadîs-i şerîfleri yazarak, Süyûtî, bunların aslı yokdur dedi diyor. Hâlbuki, İbni Âbidîn, yevm-i şekde oruc tutmağı anlatırken buyuruyor ki, (Hadîs âlimlerinin aslı yokdur demesi, bu hadîsin merfû’ olmasının aslı yokdur demek olup, mevkûf hadîs olduğunu bildirmekdedir.)]</p>
<p class="c18" style="text-align: justify;"><strong>(Râbıta-i şerîfe)</strong> risâlesindeki yazılar çok dikkat ile okunursa, öteki süâllerinizi de çözmüş olursunuz! Râbıtaya inanmıyan, râbıtanın ne demek olduğunu bilmiyenlerdir. Bin sene içinde gelen Hanefî âlimlerinin çoğunun kitâbında, <strong>(Râbıta)</strong> anlatılmakdadır. Buna inanmamak, Hanefî âlimlerine inanmamakdır. Bunlara karşı gelenlerin, önce müctehid olması, sonra o büyüklerin derecesinde olması lâzımdır. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden ma’nâ çıkarmak, herkesin yapacağı iş değildir. Müctehid olmak şartdır. Câhillerin, evet, hayır demesi, hakîkatleri değişdiremez.</p>
<p class="c18" style="text-align: justify;">İnsanların birbirine yardımı, ancak şefâ’at ile olacakdır. Rûhlardan yardım beklemek, bütün müslimânlar ve bütün insanlar arasında âdet hâlini almışdır.</p>
<p class="c18" style="text-align: justify;">Efendim! Ramezân-ı şerîfde, ancak bu kadar yazabildim. Dahâ geniş bilgi almak istiyen ile ferahlı bir günde, uzun zemân görüşmek lâzımdır. Fekat, insâflı ve tahsîlli olmak lâzımdır. Çünki, inâdcı ile konuşulamaz. İmâm-ı Alînin “radıyallahü anh”, Hasen ve Hüseyne “radıyallahü anhümâ” yardım etmemesini anlamak için, görüşmemiz lâzımdır. Ma’zûr görmenizi istirhâm eylerim.</p>
<p class="c18" style="text-align: justify;">28 Ramezân 1347 [m. 1929]</p>
<p class="c18" style="text-align: justify;"><strong><span class="c19">Abdülhakîm</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span class="c21">Bu bağçede benim için, ne gül, ne lâle var,<br class="calibre1" /> bu pazarda ne alış-veriş, ne de para var,<br class="calibre1" /> ne kudret ve tesarruf ve ne mal, ne de mülk var,<br class="calibre1" /> ne derd, ne zevk ve ne de merhem, ve ne yâre var,<br class="calibre1" /> bu dünyâda bilseydim, ben neyim, hem neyim var?</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span class="c21">Vücûd, lutf-i ilâhî, hayât, rahmet-i Kerîm!<br class="calibre1" /> ağız, atıyye-i Rahmân, kelâm fadl-ı Kadîm!<br class="calibre1" /> beden, binâ-yı Hudâ, rûh, nefha-i tekrîm,<br class="calibre1" /> kuvvet, ihsân-ı kudret, duygular, vaz’ı Hakîm,<br class="calibre1" /> bu dünyâda bilseydim, ben neyim, hem neyim var?</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span class="c21">Bu dünyâda gerçekden, benim hiçbir şeyim yok,<br class="calibre1" /> ne varsa hep Onundur, mülkünde şerîki yok.<br class="calibre1" /> Cihâna gelip gitme, benim de elimde yok,<br class="calibre1" /> bu benimdir demeğe, güvenecek sened yok,<br class="calibre1" /> bu dünyâda bilseydim, ben neyim, hem neyim var.</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span class="c21">Varlığım bir görünüş, rûhum bir emânetdir,<br class="calibre1" /> ben demek bile, Ona, pek çirkin bir şirketdir,<br class="calibre1" /> kula düşen vazîfe, sâhibe itâ’atdır,<br class="calibre1" /> bana (kulum!) demesi, lütûfdur, inâyetdir,<br class="calibre1" /> bu dünyâda bilseydim, ben neyim, hem neyim var?</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><span class="c21"><strong>Benim fakîr ve muhtâc, gınâ, ihsân Hakkındır,</strong><br class="calibre1" /><strong> (adem) benim sermâyem, vücûd, hayât Hakkındır.</strong><br class="calibre1" /><strong> Ezel, ebed ve hem de, kahr, galebe Hakkındır,</strong><br class="calibre1" /><strong> dünyâda ve ukbâda her görünen Hakkındır.</strong><br class="calibre1" /><strong> Bu dünyâda bilseydim, ben neyim, hem neyim var.</strong><br />
</span></p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
