<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>deve vakası &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/deve-vakasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 220</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-220/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[ammar bin yaser]]></category>
		<category><![CDATA[amr ibni as]]></category>
		<category><![CDATA[deve vakası]]></category>
		<category><![CDATA[fie-i bagıyye]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muaviye]]></category>
		<category><![CDATA[ictihad etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[kısas-ı enbiya]]></category>
		<category><![CDATA[lat putu]]></category>
		<category><![CDATA[müctehidlerin ictihadı]]></category>
		<category><![CDATA[zwvcat-ı tahirat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20442</guid>

					<description><![CDATA[Deve vak’asının yehûdî oyunu ile nasıl başladığını, onaltıncı maddede bildirmişdik. Kitâbın yazısı da, bu tercememizin doğru olduğunu gösteriyor. Müctehidlerin ictihâdları suç değildir ki, ictihâdlarını değişdirmeleri bir fazîlet olsun. 30 — (Âyet-i kerîmede, evlerinizde karâr kılın, oturun “hârice çıkmayın, harb ile ve darb ile uğraşmayın”&#8230; buyuruldu. Hatâsını bu âyetden anladı) diyor. Bu âyet-i kerîme evden hiç çıkmamayı emr ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Deve vak’asının yehûdî oyunu ile nasıl başladığını, onaltıncı maddede bildirmişdik. Kitâbın yazısı da, bu tercememizin doğru olduğunu gösteriyor. Müctehidlerin ictihâdları suç değildir ki, ictihâdlarını değişdirmeleri bir fazîlet olsun.</p>
<p align="justify">30 —<span class="Apple-converted-space"> </span><i>(Âyet-i kerîmede, evlerinizde karâr kılın, oturun “hârice çıkmayın, harb ile ve darb ile uğraşmayın”&#8230; buyuruldu. Hatâsını bu âyetden anladı)<span class="Apple-converted-space"> </span></i>diyor.</p>
<p align="justify">Bu âyet-i kerîme evden hiç çıkmamayı emr etseydi, bundan sonra, Resûlullah zevcelerini hacca, ömreye ve gazâlara birlikde götürmezdi. Ana-babalarını, hastaları, vefât edenlerin âilelerini ziyâret etmelerine izn vermezdi. Hâlbuki böyle yapmadığı meydândadır. O hâlde, âyet-i kerîme, açık saçık çıkmamalarını emr etmekdedir. Dînî sebeblerle, örtülü çıkmalarını yasak etmemişdir. Hazret-i Âişe de, Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden idi “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”. Eshâbın istekleri üzerine, âdil olan halîfenin kısâsını istemek için çıkmışdı. Şî’î kitâblarının yazdıklarına göre, hazret-i Ebû Bekr halîfe iken, hazret-i Alî, hazret-i Fâtımayı hayvana bindirip, Medîne sokaklarında dolaşdırmışdı. Eshâb-ı kirâm, ikinci halîfe zemânında Zevcât-ı tâhirâtı hacca götürürlerdi.</p>
<p align="justify">31 — (<i>Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” Ammâr bin Yâserin yüzünü okşıyarak, sen bir fie-i bâgıyye tarafından öldürüleceksin buyurdu. Bu haber, Mu’âviye ve ahzâbının bâgî olduğunu bildirmekdedir. Ammâr şehîd olunca, bu haberi bilenler, Mu’âviyeyi terk ile Aliyyül Murtezâ tarafına geçmişlerdir. Bâgî demek, ısyân ve serkeşlik eden demekdir)<span class="Apple-converted-space"> </span></i>diyor ve bu bilgileri, Kısas-ı Enbiyâdan aldığını yazıyor.</p>
<p align="justify"><strong>(Kısas-ı Enbiyâ)<span class="Apple-converted-space"> </span></strong>kitâbına bakdık. Ammâr hazretleri vefât edince, bu haberi işitenlerin hazret-i Alî tarafına geçdiğini bildiren yazı görmedik. Muhârebenin dahâ kızışdığını, hazret-i Alînin askerinde ayrılık başladığını yazmakdadır. Bu kitâbın da bildirdiği, Ammâr hazretleri hakkındaki hadîs-i şerîf, hazret-i Mu’âviyenin ve yanında bulunan Amr ibni Âs hazretleri gibi Eshâb-ı kirâmın kâfir olmadıklarını isbât etmekdedir. Bunların hepsi, Resûlullahla birlikde, kâfirlerle cihâd etmişdi.</p>
<p align="justify"><strong>(Kısas-ı Enbiyâ)</strong>da diyor ki: Mekkenin feth yılında, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Ummân hükümdârı Ceyfere mektûb yazıp, Amr ibni Âs “radıyallahü anh” hazretleri ile gönderdi.</p>
<p align="justify">Tâif halkı müslimân olunca, Resûl-i ekrem, Ebû Süfyân bin Harbi Tâife gönderip,<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>(Lat)</strong>denilen putu yıkdırdı.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
