<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ey oğul kitabı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/ey-ogul-kitabi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:54:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 363</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-363/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:54:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[8.ci risâle Eyyühel-veled Tercemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ey oğul kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[gece teheccüt namazı]]></category>
		<category><![CDATA[horoz senden daha akıllı olmasın]]></category>
		<category><![CDATA[Huccet-ül islâm]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[lokman hakim]]></category>
		<category><![CDATA[seher vakti istiğfar]]></category>
		<category><![CDATA[seher vakti tevbe etmek]]></category>
		<category><![CDATA[üç sesi allahü teala sever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20910</guid>

					<description><![CDATA[16 — (Gece teheccüd kıl) âyet-i kerîmesi, emrdir. (Seher vaktleri istiğfâr eder) âyeti, şükrdür. Ya’nî Allahü teâlâ, istiğfâr edenleri medh buyuruyor. Seher vaktleri istiğfâr edenler zikr sevâbına da nâil olur. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki, (Üç sesi Allahü teâlâ sever: Hurmet ile, tecvid ile Kur’ân-ı kerîm okuyanların sesini, seher vaktleri istiğfâr edenlerin sesini ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p align="justify">16 — <strong>(Gece teheccüd kıl) </strong>âyet-i kerîmesi, emrdir. <strong>(Seher vaktleri istiğfâr eder) </strong>âyeti, şükrdür. Ya’nî Allahü teâlâ, istiğfâr edenleri medh buyuruyor. Seher vaktleri istiğfâr edenler zikr sevâbına da nâil olur. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki, <strong>(Üç sesi Allahü teâlâ sever: Hurmet ile, tecvid ile Kur’ân-ı kerîm okuyanların sesini, seher vaktleri istiğfâr edenlerin sesini ve Allahü teâlâyı zikr edenlerin sesini). </strong>Süfyân-ı Sevrî “rahmetullahi aleyh” [95-161 Basra’da] diyor ki, Allahü teâlâ, seher vaktleri bir rüzgâr esdirir ki, istiğfâr ve zikr sesleri ile karışarak eser. Yine dedi ki, her gece, <strong>(Allaha ibâdet edenler yok mu, kalksınlar) </strong>diyen bir ses cihânı kaplar. Âbidler kalkıp sehere kadar ibâdet ederler. Seher vakti olunca, <strong>(İstiğfâr edenler yok mu?) </strong>denir. Bunlar kalkıp istiğfâr ederler. Fecr doğup sabâh nemâzı olunca, <strong>(Gâfillerden kalkan yok mu?) </strong>denir. Bunlar, mevtâlar mezârdan kalkar gibi kalkarlar.</p>
<p align="justify">17 — Lokman Hakîm “rahmetullahi teâlâ aleyh”, oğluna şöyle nasîhat ederdi: Oğlum, horoz senden dahâ akllı olmasın! Hâlbuki o, her sabâh zikr ve tesbîh ediyor, sen ise uyuyorsun. Şu iki beyti burada söylemek çok güzel olur:</p>
<p style="text-align: center;" align="justify"><strong><i>Gece karanlığında güvercin, dallar üzerinde,<br />
Feryâd ile zikrediyor, ben ise uykudayım.<br />
Bu hâl, beni utandırsın! Eğer âşık olsaydım.<br />
Güvercinden evvel, gece ben ağlardım.</i></strong></p>
<p align="justify">18 — Nasîhatların hülâsası, özü, Allahü teâlâya kulluk ve itâ’at etmenin ne demek olduğunu bildirmekdir. Tâat demek ve ibâdet demek, Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma tâbi’ olmak demekdir. Ya’nî, bütün sözlerini ve hareketlerini Onun emrlerine ve nehylerine uydurmak demekdir. Ya’nî her söylediğin ve her yapdığın ve söylememen ve yapmaman, hep Onun emri ile olmakdır. Şunu iyi bil ki, ibâdet şeklinde yapdığın işler, eğer Onun emri ile olmadı ise, ibâdet olmaz, belki günâh olur. Eğer nemâz ve oruc iseler de böyledir. Nitekim biliyorsun ki, Ramezân Bayramının birinci günü ve Kurban Bayramının her dört günü oruc tutmak günâhdır, isyân etmekdir. Hâlbuki, oruc bir ibâdetdir. Fekat, emr ile olmadığından günâh oldu. Bunun gibi, başkasından zor ile alınan elbise içinde veyâ böyle bir yerde nemâz kılmak da günâhdır. Hâlbuki nemâz bir ibâdetdir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
