<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gazveler &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/gazveler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Oct 2016 20:45:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Şevâhid-ün Nübüvve Sayfa 220</title>
		<link>http://tamilmihal.de/sevahid-un-nubuvve-sayfa-220/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 01:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dördüncü Bölüm: Hicretinden vefâtına kadar vukû’ bulan hâdiseler]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Kısm]]></category>
		<category><![CDATA[gazveler]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muhammedin müjdelenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[hicretten sonra olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[imana gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed aleyhisselamı müjdeleyen haller]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber duası]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[salebenin hikayesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/sevahid-un-nubuvve-sayfa-220/</guid>

					<description><![CDATA[Henüz onlar söze başlamadan, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”: “Vay Sa’lebe bin Hâtıba” dedi. Süleym kabîlesinden olan ve zekâtını veren zengin kimseye ise, berekete kavuşması için düâ etdi. Allahü teâlâ Sa’lebe hakkında [Tevbe sûresi 75, 76.cı âyetlerinde meâlen], (Onlardan kimi de Allaha şöyle kesin söz vermişdi. Eğer bize lütf ve kereminden ihsân ederse, muhakkak zekâtını ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Henüz onlar söze başlamadan, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”: “Vay Sa’lebe bin Hâtıba” dedi. Süleym kabîlesinden olan ve zekâtını veren zengin kimseye ise, berekete kavuşması için düâ etdi. Allahü teâlâ Sa’lebe hakkında [Tevbe sûresi 75, 76.cı âyetlerinde meâlen], <b>(Onlardan kimi de Allaha şöyle kesin söz vermişdi. Eğer bize lütf ve kereminden ihsân ederse, muhakkak zekâtını vereceğiz, gerçekden sâlihlerden olacağız. Ne zemân ki Allah, kereminden isteklerini verdi, cimrilik edip yüz çevirdiler. Zâten yan çizip duruyorlardı.) </b>buyurdu. Sa’lebenin kabîlesi bunu işitince, Sa’lebeye haber verip, helâk oldun. Allahü teâlâ senin hakkında âyet-i kerîme gönderdi, dediler. Sa’lebe, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûruna gelip, işte mâlımın zekâtı kabûl eyle, dedi. Resûlullah, Allahü teâlâ senin zekâtını kabûl etmekden beni men’ etdi, buyurdu. Sa’lebe ağladı ve başına toprak serpdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, sen kendi kendine etdin! Sana söyledim, sözümü dinlemedin! buyurdu ve onun zekâtını almadı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” vefât etdikden sonra Sa’lebe zekâtını hazret-i Ebû Bekre “radıyallahü anh” getirdi. Yâ Emîr-el mü’minîn! Zekâtımı kabûl eyle, dedi. Hazret-i Ebû Bekr, ben Resûlullahın kabûl etmediğini nasıl kabûl edebilirim, buyurdu. Dahâ sonra hazret-i Ömere “radıyallahü anh” getirdi. O da kabûl etmedi. Fekat hazret-i Osmân “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında kendi ictihâdına binâen kabûl etdi. Sa’lebe, hazret-i Osmânın “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında vefât etdi.</p>
<p align="justify">• Katâde bin Melcân, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûruna gelmişdi. Resûlullah mubârek elini onun yüzüne sürdü. Katâde “radıyallahü anh” yaşlanıp, her a’zasında ihtiyârlık alâmetleri görüldüğü hâlde, yüzü gençliğinde olduğu gibi tâze kaldı. Bunu nakl eden kimse şöyle demişdir. Katâde “radıyallahü anh” vefât etdiğinde yanına oturdum. O sırada arkamdan bir kadın geçdi. O kadının yüzünü Katâdenin “radıyallahü anh” yüzünde aynada görür gibi gördüm.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
