<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hatemünnebiyyin &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/hatemunnebiyyin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Oct 2016 14:30:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Şevâhid-ün Nübüvve Sayfa 42</title>
		<link>http://tamilmihal.de/sevahid-un-nubuvve-sayfa-42/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 13:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birinci Bölüm: Muhammed aleyhisselâm doğmadan önce, Peygamberliğine müjde olan alâmetler]]></category>
		<category><![CDATA[dahuk ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[hatemünnebiyyin]]></category>
		<category><![CDATA[haykuk nebi]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti musa]]></category>
		<category><![CDATA[ibranice muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[isa aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[ismailoğulları]]></category>
		<category><![CDATA[israiloğulları]]></category>
		<category><![CDATA[madmad ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberliği müjdeleyen alametler]]></category>
		<category><![CDATA[şuya nebi]]></category>
		<category><![CDATA[terat nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tevratta muhammed aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[tevratta muhammed aleyhisselam hakkında geçen yerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/sevahid-un-nubuvve-sayfa-42/</guid>

					<description><![CDATA[Îsâ aleyhisselâm, Tevrâtın hükmüne muvâfık ve Mûsâ aleyhisselâmın dînini tekmîl için gönderilmişdir. • İmâm-ı Abdürrahmân Cevzî “rahmetullahi aleyh” (Kitâb-ül-vefâ fî-fadâilil-Mustafâ)kitâbında şöyle yazmışdır. Ebû Nu’aym “rahmetullahi aleyh” Sa’d bin Abdürrahmân Mugâfirînin şöyle rivâyet etdiğini naklen bildirmişdir: Bir gün Ka’bül-Ahbâr “radıyallahü anh” bir yehûdî âliminin ağladığını gördü. Niçin ağlıyorsun diye sordu. Ba’zı şeyleri hâtırladım, o sebeble ağlıyorum, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Îsâ aleyhisselâm, Tevrâtın hükmüne muvâfık ve Mûsâ aleyhisselâmın dînini tekmîl için gönderilmişdir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">• İmâm-ı Abdürrahmân Cevzî “rahmetullahi aleyh” <b>(Kitâb-ül-vefâ fî-fadâilil-Mustafâ)</b>kitâbında şöyle yazmışdır. Ebû Nu’aym “rahmetullahi aleyh” Sa’d bin Abdürrahmân Mugâfirînin şöyle rivâyet etdiğini naklen bildirmişdir: Bir gün Ka’bül-Ahbâr “radıyallahü anh” bir yehûdî âliminin ağladığını gördü. Niçin ağlıyorsun diye sordu. Ba’zı şeyleri hâtırladım, o sebeble ağlıyorum, dedi. Bunun üzerine Ka’b “radıyallahü anh” istersen seni ağlatan şeyleri sana söyleyeyim, beni tasdîk edeceksin, dedi. Yehûdî âlimi söyle deyince, şöyle dedi: Mûsâ aleyhisselâm Tevrâtdan okuyarak: Yâ Rabbî! Ben bir ümmet gördüm ki, onlar ümmetlerin hayrlısıdır. Îmân etmeleri için insanlara emr-i ma’rûf ve nehy-i münker yaparlar. İlk ve son kitâba inanırlar. Dalâlet ehline karşı cihâd ederler. Bir gözü kör olan Deccâl ile savaşırlar. Bunları bana ümmet eyle dedi. Allahü teâlâ; yâ Mûsâ! Onlar Ahmedin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” ümmetidir, buyurdu. Bunları dinleyen yehûdî âlimi doğru söyledin yâ Ka’b diyerek, onu tasdîk etdi. Ka’b “radıyallahü anh” sözlerine devâm ederek şöyle dedi: Mûsâ aleyhisselâm Tevrâtdan okuyarak: Yâ Rabbî! Bir ümmet buldum ki, onlar çok hamd ederler ve hükm edicidirler. Bir iş yapmak isteyince inşâallah derler. Onları bana ümmet eyle, dedi. Allahü teâlâ, yâ Mûsâ! Onlar Ahmedin “aleyhisselâm” ümmetidir, buyurdu. Yehûdî âlimi, doğru söyledin yâ Ka’b, dedi. Yine Ka’b “radıyallahü anh” şöyle devâm etdi: Mûsâ aleyhisselâm Tevrâta bakıp, yâ Rabbî, ben bir ümmet görüyorum ki, onlar yükseğe çıksa tekbîr getirirler, alçak yere inseler hamd ederler. Onlar için yeryüzünün toprağı temiz kılındı. O toprakla necâsetden ve hadesden, cünüblükden, su ile temizlendikleri gibi temizlenirler. Yeryüzü onların mescidleridir. Ya’nî nerede dilerlerse orada ibâdet ederler. Onları bana ümmet eyle, dedi. Allahü teâlâ, yâ Mûsâ! Onlar Ahmedin “aleyhisselâm” ümmetidir, buyurdu.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
