<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazret-i hadice &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/hazret-i-hadice/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:50:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Herkese Lâzım Olan Îmân Sayfa 38</title>
		<link>http://tamilmihal.de/herkese-lazim-olan-iman-sayfa-38/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 21:36:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4 - Îmânın Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[bir kula iyilik etmek]]></category>
		<category><![CDATA[eshabı kiram]]></category>
		<category><![CDATA[eshabı kiramı sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[hazret-i fatıma]]></category>
		<category><![CDATA[hazret-i hadice]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti aişe]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti meryem]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=21170</guid>

					<description><![CDATA[Kan bakımından çok yakın olan Ebû Tâlibde ve Ebû Lehebde ise, mü’minlerin en aşağısında bulunan şeref ve üstünlük hiç yokdur.] Kan bakımından yakın olduğu için,hazret-i Fâtıma, hazret-i Hadîce ile hazret-i Âişeden “radıyallahü anhünne” dahâ üstündür. Fekat, bir bakımdan üstünlük, her bakımdan üstün olmasını göstermez. Bu üçünden en üstün hangisi olduğunu, âlimlerimiz başka başka söylemişdir. Hadîs-i ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p align="justify">Kan bakımından çok yakın olan Ebû Tâlibde ve Ebû Lehebde ise, mü’minlerin en aşağısında bulunan şeref ve üstünlük hiç yokdur.] Kan bakımından yakın olduğu için,<strong>hazret-i Fâtıma, hazret-i Hadîce </strong>ile <strong>hazret-i Âişeden </strong>“radıyallahü anhünne” dahâ üstündür. Fekat, bir bakımdan üstünlük, her bakımdan üstün olmasını göstermez. Bu üçünden en üstün hangisi olduğunu, âlimlerimiz başka başka söylemişdir. Hadîs-i şerîflerden anlaşıldığına göre, üçü de ve <strong>hazret-i Meryem </strong>ve Fir’avnın hâtunu <strong>hazret-i Âsiye </strong>“radıyallahü teâlâ anhünne ecma’în”, dünyâ kadınlarının en üstünüdürler. Hadîs-i şerîfde, <strong>(Fâtıma, Cennet hâtunlarının üstünüdür. Hasen ve Hüseyn de, Cennet gençlerinin yüksekleridir) </strong>buyuruluyor ki, bu, bir bakımdan üstünlükdür.</p>
<p align="justify">Bunlardan sonra, Eshâb-ı kirâmın en üstünleri <strong>(Aşere-i mübeşşere)</strong>den ya’nî Cennet ile müjdelenmiş on kişiden olanlardır. Bunlardan sonra, Bedr gazâsında bulunan üçyüzonüç kişi üstündür. Onlardan sonra Uhud gazâsındaki yediyüz arslanın arasında bulunanların hepsi, dahâ sonra da <strong>(Bî’at-ür-rıdvân), </strong>ya’nî ağaç altında Resûlullaha söz veren bindörtyüz kişi üstündür.</p>
<p align="justify">Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimizin yolunda, canlarını, mallarını fedâ eden, Ona yardım eden Eshâb-ı kirâmın “radıyallahü anhüm ecma’în” hepsinin ismlerini, saygı ile, sevgi ile söylememiz, bize vâcibdir. Onların büyüklüğüne yakışmıyan sözler söylememiz, aslâ câiz değildir. İsmlerini saygısızca söylemek, dalâletdir, sapıklıkdır.</p>
<p align="justify">Resûlullahı seven kimsenin, Onun Eshâbının hepsini de sevmesi lâzımdır. Çünki, bir hadîs-i şerîfde, <strong>(Eshâbımı seven, beni sevdiği için sever. Onları sevmiyen kimse, beni sevmemiş olur. Onları inciten, beni incitir. Beni inciten de, Allahü teâlâyı incitmiş olur. Allahü teâlâyı inciten kimse, elbette azâb görecekdir) </strong>buyuruldu. Başka bir hadîs-i şerîfde de, <strong>(Allahü teâlâ, benim ümmetimden bir kuluna iyilik yapmak isterse, onun kalbine, Eshâbımın sevgisini yerleşdirir. Onların hepsini canı gibi sever) </strong>buyuruldu.</p>
<p align="justify">Bunun için, Eshâb-ı kirâm arasında olan muhârebeleri; kötü düşüncelerle ve halîfeliği ele geçirmek, nefsin arzûlarını yerine getirmek için yapdıklarını sanmamalıdır. Böyle sanmak ve bunun için o büyüklere dil uzatmak, münâfıklıkdır ve felâkete sürüklenmekdir. Çünki, Resûlullahın huzûrunda oturmakla, Onun mübârek sözlerini işitmekle, te’assub [ya’nî inâdcılık, çekememek] ve mevkı’ arzûsu ve dünyâya düşkün olmak, hepsinin kalblerinden sıyrılmış, gitmişdi. Hırs [doymazlık, düşkünlük], kin ve kötü huydan kurtulmuş, tertemiz olmuşlardı.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
