<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazreti ali ve muaviye arasında &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/hazreti-ali-ve-muaviye-arasinda/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 226</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-226/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[ebu hureyre]]></category>
		<category><![CDATA[el beyan]]></category>
		<category><![CDATA[el kamil]]></category>
		<category><![CDATA[elbeyan vettebyin]]></category>
		<category><![CDATA[halid ebu eyübel ensari]]></category>
		<category><![CDATA[harise tebni kudame]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ali ve muaviye arasında]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muaviye ve hazreti ali arasında]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[ubeydullah bin abbas]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20480</guid>

					<description><![CDATA[Bu meyanda Abbâsın beş ve altı yaşlarındaki torunları olan Abdürrahmân ve Kusem de şehîd edilmişdir. Bu sabîler, valdeleri Âişenin gözü önünde katl olunmuşlardır. Bîçâre Âişe, bu müdhiş cinâyete tahammül edemiyerek, tecennün eylemiş, hayâtının sonuna kadar mecnûn olarak, baş açık, yalın ayak, perişan bir hâlde gezmişdir) diyor. Bunları El-Kâmil ve El-Beyân vettebyîn kitâblarından aldığını bildirmekdedir. Vesîka ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Bu meyanda Abbâsın beş ve altı yaşlarındaki torunları olan Abdürrahmân ve Kusem de şehîd edilmişdir. Bu sabîler, valdeleri Âişenin gözü önünde katl olunmuşlardır. Bîçâre Âişe, bu müdhiş cinâyete tahammül edemiyerek, tecennün eylemiş, hayâtının sonuna kadar mecnûn olarak, baş açık, yalın ayak, perişan bir hâlde gezmişdir) diyor. Bunları El-Kâmil ve El-Beyân vettebyîn kitâblarından aldığını bildirmekdedir.</p>
<p align="justify">Vesîka olarak gösterdiği kitâblar, kendi yüzkarasını meydâna çıkarmakdadırlar. Elbeyân vettebyîn kitâbını Ehl-i sünnet düşmanı olan bir mu’tezilî yazmışdır. Bu işin doğrusu,<strong>(Tezkire-i Kurtubî Muhtasarı)</strong>, yüzotuzbirinci sahîfesinde şöyledir: (Hakemlerin karârı ile hazret-i Mu’âviye halîfe seçildikden sonra, üçbin nefer ile Büsr bin Ertâd Âmirîyi, kendine bî’at etdirmek için Hicâza gönderdi. Önce Medîneye geldi. O gün, Medînede hazret-i Hâlid ebâ Eyyübel-ensârî, hazret-i Alî tarafından vâlî idi. Vâlî gizlice Kûfeye, hazret-i Alînin yanına geldi. Büsr minbere çıkıp, vaktîle burada bî’at etmiş olduğum halîfeyi, [ya’nî hazret-i Osmânı] ne yapdınız? (Eğer hazret-i Mu’âviye bana yasak etmeseydi, hepinizi kılınçdan geçirirdim) dedi. Başda Câbir hazretleri olmak üzere, Medîneliler bî’at etdi. Sonra Mekkelileri de bî’at etdirdi. Büsrün hazret-i Mu’âviyeden (kimseyi öldürme!) emrini aldım demesi, Mekkede ve Medînede kimseyi öldürmediğini göstermekdedir. Sonra, Yemene gitdi. O zemân Yemen vâlîsi olan Ubeydüllah bin Abbâs, Kûfeye hazret-i Alînin yanına kaçdı.Âlimler buyuruyor ki, Ubeydullah kaçınca, Büsr bunun iki oğlunu öldürdü. Hazret-i Alî, Büsre karşı, Hârise-tebni Kudâmeyi iki bin kişi ile Yemene gönderdi. [Büsr Eshâbdan değil idi.] Hârise Yemene gelip, hazret-i Alî şehîd oluncaya kadar, orada vâlî kaldı. Nice kimseleri öldürdü. Medîneye geldi. Orada imâm olan Ebû Hüreyre hazretleri kaçdı. Hârise, (Eğer o kedi babasını bulaydım, öldürürdüm) dedi.) Görülüyor ki, hazret-i Alînin kumandanı, Resûlullahın çok sevdiği ve övdüğü sahâbîsini öldürmek istemiş ve Resûlullahın koyduğu mubârek isim ile alay etmişdir. Hazret-i Alînin ve hazret-i Mu’âviyenin “radıyallahü teâlâ anhümâ” kumandanlarının yapdıkları zulmlerden, O büyükleri lekelemeğe kalkışmak ve olayları, uydurma hikâyelerle şişirmek, doğrusu çok insâfsızlık olur.</p>
<p align="justify">34 — <i>(Mu’âviye minberlerde Aliyyül Murtezâya ve evlâdlarına la’net etdirmek üzere bütün vâlîlerine emrler göndermişdir. Ömer bin Abdül’azîz bu la’netlemeyi kaldırmışdır. Eshâbdan Hacer bin Adî, Alîye la’net etmediği için, yedi refîki ile birlikde, Mu’âviyenin emri ile şehîd edilmişdir!) </i>diyor ve Agânî, İbni Ebulhadîdin şerh etdiği Nehculbelâga ve Akdül Ferîd kitâblarını da şâhid gösteriyor.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
