<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazreti hüseynin vefatı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/hazreti-huseynin-vefati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 235</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-235/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[cila-ül uyun]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti hüseyn ve yezid]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti hüseyn ve yezid arasında]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti hüseynin başı]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti hüseynin vefatı]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[imamı hasan]]></category>
		<category><![CDATA[mahdar bi salebe]]></category>
		<category><![CDATA[mervan]]></category>
		<category><![CDATA[nasih-üt tevarih]]></category>
		<category><![CDATA[velid bin akabe]]></category>
		<category><![CDATA[yezid bin muaviye]]></category>
		<category><![CDATA[yezid ve hüseyn arasında olanlar]]></category>
		<category><![CDATA[zecr bin kays]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20530</guid>

					<description><![CDATA[Fârisî, (Nâsih-üt-tevârîh) kitâbında diyor ki, (Nasîhatında şunları da söyledi: Oğlum, nefsine uyma! Allahü teâlânın huzûruna, Hüseyn bin Alînin kanına bulanmış olarak çıkma! Yoksa sonsuz azâba yakalanırsın! (Hüseyne hurmetde kusûru olana, Allahü teâlâ bereket vermez!) hadîs-i şerîfini unutma!). Bu şî’î târîhinin 38. ci sahîfesinde diyor ki, (İmâm-ı Alînin yanında olanlar, ya’nî şî’îler, Şâma gelirler, hazret-i Mu’âviyeyi ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Fârisî, <strong>(Nâsih-üt-tevârîh) </strong>kitâbında diyor ki, (Nasîhatında şunları da söyledi: Oğlum, nefsine uyma! Allahü teâlânın huzûruna, Hüseyn bin Alînin kanına bulanmış olarak çıkma! Yoksa sonsuz azâba yakalanırsın! <strong>(Hüseyne hurmetde kusûru olana, Allahü teâlâ bereket vermez!) </strong>hadîs-i şerîfini unutma!). Bu şî’î târîhinin 38. ci sahîfesinde diyor ki, (İmâm-ı Alînin yanında olanlar, ya’nî şî’îler, Şâma gelirler, hazret-i Mu’âviyeyi kötülerlerdi. Mu’âviye “radıyallahü teâlâ anh”, böyle söyliyenlere birşey yapmaz, kendilerine <strong>(Beyt-ül-mâl)</strong>dan bol ihsânda bulunurdu). <strong>(Cilâ-ül-uyûn) </strong>şî’î kitâbının 323. cü sahîfesinde diyor ki, (İmâm-ı Hasen bin Alî “radıyallahü anhümâ” dedi ki, hazret-i Mu’âviye, etrâfımdaki yardımcılarımdan, vallahi dahâ iyidir. Çünki bunlar, bir yandan şî’î olduklarını söyliyorlar. Bir yandan da, beni öldürmek, mallarımı almak istiyorlar).</p>
<p align="justify">Yezîde gelince, babasının nasîhatlarını unutmadı. Bunun için, imâm-ı Hüseyni “radıyallahü teâlâ anh” Kûfeye çağırmadı. Onu öldürmek için emr vermedi. Ölümüne sevinmedi. Hattâ, işitince ağladı. Mâtem yapılmasını emr etdi. Ehl-i beyte hurmet etdi. <strong>(Cilâ-ül-uyûn) </strong>şî’î kitâbının 322. ci sahîfesinde diyor ki, (Yezîd, Ehl-i beyte sevgisi ile meşhûr olan Velîd bin Akabeyi Medîneye vâlî yapdı. Ehl-i beyte düşman olan Mervanı vâlîlikden ayırdı. Velîd, gece, imâm-ı Hüseyni çağırıp Mu’âviyenin öldüğünü ve Yezîde bî’at edildiğini bildirdi. İmâm-ı Hüseyn (Benim Ona gizli bî’at etmeme râzı olmazsın. Herkesin yanında bî’at etmemi istersin) dedi.) Şî’î kitâbının bu yazısından anlaşılıyor ki, imâm-ı Hüseyn Yezîd için, fâsık, fâcir veyâ kâfir demiyordu. Öyle bilseydi, gizli bî’at etmeğe râzı olmazdı. Açıkça bî’at etmemesi de, şî’îlerin kendisine düşmanlık etmelerine sebeb olmamak içindi. Nitekim, Mu’âviye ile sulh yapdığı için babasından ayrılıp hâricî olmuşlardı. Babası ile harb etmişlerdi. Hilâfeti Mu’âviyeye bırakdığı için de, kardeşi hazret-i Hasene düşmanlık yapmışlardı.</p>
<p align="justify">Yine bu acem târîhinde diyor ki: (Zecr bin Kays, hazret-i Hüseynin ölüm haberini Yezîde getirince, başını eğip, bir zemân durdu. Sonra, (Onu öldüreceğinize, Ona itâ’at etseydiniz, iyi olurdu. Ben orada olsaydım Onu afv ederdim) dedi. Mahdar bin Sa’lebe imâm-ı Hüseyni kötülemeğe başlayınca, Yezîd yüzünü asıp, (Mahdarın anası böyle zâlim ve alçak çocuk doğurmasaydı. Allah, Mercânenin oğlunu [İbni Ziyâdı] kahr eylesin) dedi. Şemmer, imâm-ı Hüseynin mubârek başını Yezîde getirip, (İnsanların en iyisinin çocuğunu öldürdüm. Bunun için, atımın heybelerini altınla, gümüşle doldurmalısın) deyince, Yezîd çok kızdı ve (Allah heybelerini ateşle doldursun! İnsanların en iyisini niçin öldürdün? Def’ ol. Git karşımdan. Sana hiçbirşey verilmez) dedi.)</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
