<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hazreti ismail &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/hazreti-ismail/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 151</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-151/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4.cü risâle Birleşelim ve Sevişelim]]></category>
		<category><![CDATA[abdüllah ibni abbas]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah ibni mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[ali zeynel abidin]]></category>
		<category><![CDATA[bozuk tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[En’âm sûresi]]></category>
		<category><![CDATA[hasen-i basri]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ibrahim]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ismail]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ismailin kurban edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[mizanül kübra]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed bakır]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[zilhicce dokuzuncu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20183</guid>

					<description><![CDATA[Dinde kendi görüşü ile birşey söylemezdi. Kendisine birşey sorulunca, talebesini toplar, onlarla münâzara [tartışma] yapar. Sözbirliği olunca, Ebû Yûsüfe veyâ başkasına kitâbın şurasına yaz, derdi. Abdüllah ibni Mubârek diyor ki, (Küfe şehrine gitdim.Âlimlerini bulup, hepsine en büyük âlim kim olduğunu sordum. Hepsi, en üstünümüz imâm-ı a’zam Ebû Hanîfedir, dediler. Vera’ı en çok olan kimdir, dedim. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Dinde kendi görüşü ile birşey söylemezdi. Kendisine birşey sorulunca, talebesini toplar, onlarla münâzara [tartışma] yapar. Sözbirliği olunca, Ebû Yûsüfe veyâ başkasına kitâbın şurasına yaz, derdi. Abdüllah ibni Mubârek diyor ki, (Küfe şehrine gitdim.Âlimlerini bulup, hepsine en büyük âlim kim olduğunu sordum. Hepsi, en üstünümüz imâm-ı a’zam Ebû Hanîfedir, dediler. Vera’ı en çok olan kimdir, dedim. Ebû Hanîfedir, dediler. En zâhid kimdir, dedim. Ebû Hanîfedir, dediler. İlm ile en çok uğraşan kimdir, dedim. Ebû Hanîfedir, dediler). <strong>(Mîzân-ül-kübrâ) </strong>kitâbından terceme temâm oldu.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">En’âm sûresinin yüzellidokuzuncu (159) âyetinde meâlen, <strong>(Ey Peygamberim! Dinde fırka fırka ayrılanlarla senin hiçbir ilişiğin olamaz. Onların cezâlarını Allah verecekdir. Kıyâmet günü, Allahü teâlâ, dünyâda işlediklerini onlara hâtırlatacakdır) </strong>buyuruldu. Âyetde geçen parça parça fırkalar, mezhebsizlerin fırkalarıdır. Bunların dinden, îmândan ayrıldıkları, bu âyet-i kerîmede açıkça bildiriliyor. Ehl-i sünnetin dört imâmının “rahmetullahi teâlâ aleyhim” mezhebleri, îmânda ayrı olmadıkları için, bu âyetin sapık bid’at fırkalarını gösterdiği meydândadır.</p>
<p align="justify">12 — Bir mezhebsizin kitâbında, Kurban bayramı, ya’nî hazret-i İbrâhîmin oğlunu kurban etmek istediği gün belli değildir ve kurban edilecek olan, İsmâ’îl değildi. İshak idi, diyor.</p>
<p align="justify">Alî Zeynel’âbidîn ve Muhammed Bâkır ve Abdüllah ibni Abbâs ve Hasen-i Basrî, kurban edilecek olan, İsmâ’îl idi, dediler. Peygamberimiz, <strong>(Ben iki kurbanlığın oğluyum) </strong>buyurdu. Bu hadîs-i şerîf de, kurbanlığın, hazret-i İsmâ’îl olduğunu gösteriyor. Çünki, Peygamberimiz, hazret-i İsmâ’îlin soyundandır.</p>
<p align="justify">Buhârî ve diğer hadîs kitâblarında, Abdüllah ibni Abbâsın “radıyallahü anhümâ” haber verdiği hadîs-i şerîfde, <strong>(Hiçbir ibâdetin kıymeti, Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibâdetlerin kıymeti gibi olamaz) </strong>buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfde de, <strong>(Arefe günü tutulan oruc, bir geçmiş senenin ve bir gelecek senenin günâhlarına keffâret olur) </strong>buyuruldu. Ya’nî, Zilhiccenin dokuzuncu günü tutulan oruc, geçmiş ve gelecek birer senede yapılan tevbelerin kabûl olmasına yarar.</p>
<p align="justify">Kurban edilenin hazret-i İshak olduğunu, yehûdîlerin ellerinde bulunan uydurma Tevrât ile isbât etmeğe kalkışıyorlar. Hâlbuki, eldeki Tevrâtların bozuk, uydurma olduğunu Kur’ân-ı kerîm haber vermekdedir. Kur’ân-ı kerîm, kurbanlığın İsmâ’îl “aleyhisselâm” olduğunu gösteriyor. Sâffât sûresinin yüzüncü ve sonraki âyetlerinde meâlen, <strong>(Yâ Rabbî! Bana iyilerden bir oğul ver. Biz de, Ona halîm</strong>[çok uysal] <strong>bir oğlan müjdeledik.</strong></p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
