<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istiğfar etmek &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/istigfar-etmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Nov 2016 23:11:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 344</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-344/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Muhammed Ma’sûm-i Fârûkînin (Mektûbât)›ndan otuzüç adet mektûb tercemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ebu ishak muhammed gülabadi]]></category>
		<category><![CDATA[estağfirullah ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[estağfirullah nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh]]></category>
		<category><![CDATA[Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyelkayyûme ve etûbü ileyh]]></category>
		<category><![CDATA[Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüverrahmanürrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbigfir lî]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[istiğfar duası]]></category>
		<category><![CDATA[istiğfar etmek]]></category>
		<category><![CDATA[Meâricülhidâye)]]></category>
		<category><![CDATA[Merâkıl-felâh]]></category>
		<category><![CDATA[nefehat ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[tearruf ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid ne demek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20871</guid>

					<description><![CDATA[İKİNCİ CİLD, 68. ci MEKTÛB Âlimlerin sonra gelenleri, Allahü teâlânın dünyâda müşâhede edileceğini bildirdiler. Müşâhede, kalb ile görmek demekdir. (Tearrüf) kitâbının sâhibi [Ebû İshak Muhammed Gülâbâdî[1]] diyor ki, (Allahü teâlânın, dünyâda göz ile de, kalb ile de görülemiyeceği sözbirliği ile bildirildi). Görülüyor ki, âlimlerin önce gelenleri, kalb ile de görülemez dediler. İmâm-ı Rabbânî de böyle ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><h3 id="LinkTarget_1290" align="center"><strong>İKİNCİ CİLD, 68. ci MEKTÛB</strong></h3>
<p align="justify">Âlimlerin sonra gelenleri, Allahü teâlânın dünyâda müşâhede edileceğini bildirdiler. Müşâhede, kalb ile görmek demekdir. <strong>(Tearrüf) </strong>kitâbının sâhibi [Ebû İshak Muhammed Gülâbâdî[1]] diyor ki, (Allahü teâlânın, dünyâda göz ile de, kalb ile de görülemiyeceği sözbirliği ile bildirildi). Görülüyor ki, âlimlerin önce gelenleri, kalb ile de görülemez dediler. İmâm-ı Rabbânî de böyle buyurdu. Ya’nî, dünyâda zıllerden bir zıl müşâhede olunur. Zıl ise, zât-ı ilâhî değildir. Şâh-ı Nakşibendin, (Her söylenen, işitilen ve görülen ve her bilinen, O değildir. Bunların hepsini, Lâ derken yok etmelidir) sözü de bunu bildiriyor. Molla Câmî, <strong>(Nefehât)</strong>da diyor ki, (Peygamberimize, rü’yâda <strong>(Tevhîd) </strong>nedir denildikde, <strong>(Kalbine ve hayâline gelen herşey, o değildir) </strong>buyurdu.) Ba’zı büyüklerden, bu müşâhedeyi nakl edenler, bunların bu makâmdan terakkî etmiyerek, bu müşâhedenin zâil olmadığını nerden biliyorlar?</p>
<h3 id="LinkTarget_1291" align="center"><strong>İKİNCİ CİLD, 80. ci MEKTÛB</strong></h3>
<p align="justify">Hükûmet adamlarından ve başkalarından gelen zulmler, elemler, yalnız zâhire [bedene ve dimâga]dır. Bâtına [kalbe] sirâyet etmez. Âhiretde sevâb verilmesine, dünyâda bâtının nûrunun artmasına sebeb olurlar. İnsandan insanlık sıfatları zâil olmaz. Bâtın, Allahdan gelen şeylerden râzı iken, zâhir üzülür.</p>
<p align="justify">Derdlerin, belâların gitmesi için, kalb ile istigfâr okumak çok fâidelidir. Çok tecribe edilmişdir. Ölümden başka her derdden kurtarır. [Eceli gelenin de, ağrısız, sıkıntısız ölmesine yardım eder.] Çünki, hadîs-i şerîfde, <strong>(İstigfâra devâm edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, derdlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızklandırır) </strong>buyuruldu. [<strong>(Merâkıl-felâh)</strong>daki hadîs-i şerîfde, <strong>(Her nemâzdan sonra, üç kerre Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh okuyanın bütün günâhları afv olur)</strong>buyuruldu.] Bu fakîr [Muhammed Ma’sûm] farz nemâzlardan sonra, yetmiş kerre istigfâr okuyorum. Hadîs-i şerîfe uyarak, üç def’a <strong>(Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyelkayyûme ve etûbü ileyh) </strong>okudukdan sonra, gerisinde yalnız <strong>(Estagfirullah) </strong>diyorum. Bunun ma’nâsı, (Beni afv et Allahım!) demekdir. 125.ci sahîfeye bakınız! Alî bin Ebî Bekr,[2]<strong>(Meâricülhidâye)</strong>de diyor ki, (İstigfârlardan meşhûr olanı, Peygamberimizden haber verilen,<strong>(Bir kimse, Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüverrahmanürrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbigfir lî) istigfâr düâsını yirmibeş kerre okursa, odasında, âilesinde, evinde ve şehrinde hiç kazâ, belâ olmaz)</strong>dir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu ayrıca her sabâh ve akşam da üç kerre okumalıdır. <strong>(Tergîb-üs-salât) </strong>123.cü sahîfesinde yazılı hadîs-i şerîfde <strong>(Cum’a günü sabâh nemâzından önce, üç kerre istigfâr düâsını, ya’nî (Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel kayyûm ve etûbü ileyh) okuyan kimsenin ve anasının ve babasının günâhları afv olur) </strong>buyuruldu. Her gün yatınca, (Yâ Allah, yâ Allah, estagfirullah min külli mâ kerihallah) çok okuyup, sonunda bir kelime-i tevhîd okumalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8212;</p>
<p align="justify">[1] Gülâbâdî hanefî 384 [m. 994] de vefât etdi.</p>
<p align="justify">[2] Bu ism, arabî <strong>(Misbâh-ül-enâm) </strong>da çok yazılıdır.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
