<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>keşkül kitabı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/keskul-kitabi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:51:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 214</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-214/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2004 16:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[ali imran suresi]]></category>
		<category><![CDATA[behaüddin-i amili]]></category>
		<category><![CDATA[ibni mutahhir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[imamı muhammed bakır]]></category>
		<category><![CDATA[imamı musa kazım]]></category>
		<category><![CDATA[imamı şafii]]></category>
		<category><![CDATA[keşkül kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[minhecülkerame]]></category>
		<category><![CDATA[nehcülhak]]></category>
		<category><![CDATA[şia inancı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20386</guid>

					<description><![CDATA[17 — Hurûfîler, Eshâb-ı kirâma azılı düşman oldukları için, bütün Ehl-i sünnete “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” mel’ûn diyorlar. Âl-i İmrân sûresi yüzonuncu âyetinde, (Siz ümmetlerin en iyisisiniz) buyuruluyor. Bunlar ise, bu ümmete mel’ûn diyorlar. Her nemâzdan sonra, Eshâb-ı kirâmın büyüklerine la’net etmeği büyük ibâdet biliyorlar. Allahü teâlânın ve Peygamberlerin düşmanları olan Ebû Cehl, Ebû Leheb, Fir’avn, Nemrûd ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p align="justify">17 — Hurûfîler, Eshâb-ı kirâma azılı düşman oldukları için, bütün Ehl-i sünnete “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în” mel’ûn diyorlar. Âl-i İmrân sûresi yüzonuncu âyetinde,<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>(Siz ümmetlerin en iyisisiniz)<span class="Apple-converted-space"> </span></strong>buyuruluyor. Bunlar ise, bu ümmete mel’ûn diyorlar. Her nemâzdan sonra, Eshâb-ı kirâmın büyüklerine la’net etmeği büyük ibâdet biliyorlar. Allahü teâlânın ve Peygamberlerin düşmanları olan Ebû Cehl, Ebû Leheb, Fir’avn, Nemrûd ve benzerlerine la’net etmeği hâtırlarına bile getirmiyorlar. Üç halîfeyi ve Eshâb-ı kirâmı öven âyet-i kerîmelere müteşâbihât diyorlar. Bunların ma’nâsı anlaşılmaz, diyorlar.</p>
<p align="justify">18 — Ehl-i sünneti Resûlullahın Ehl-i beytine düşman biliyorlar. Hâlbuki, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâbları Ehl-i beytin sevgisini ve büyüklüğünü bildiren yazılarla doludur. Ehl-i sünnet âlimlerinden Behâüddîn-i Âmilî,<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>(Keşkül)<span class="Apple-converted-space"> </span></strong>kitâbında, Ehl-i beyte inanmıyan, mü’min değildir, buyuruyor. Ehl-i sünnetin bütün tarîkatları Ehl-i beytden feyz almakdadır. Ehl-i sünnetin dört mezhebinin imâmları Ehl-i beytin talebeleridir. Şî’î âlimlerinden İbni Mutahhir Hullî<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>(Nehcülhak)<span class="Apple-converted-space"> </span></strong>ve<span class="Apple-converted-space"> </span><strong>(Minhecülkerâme)</strong>kitâblarında, Ebû Hanîfenin ve Mâlik bin Enesin, imâm-ı Ca’fer-i Sâdıkdan ilm aldıklarını yazmakdadırlar. İmâm-ı Şâfi’î, imâm-ı Mâlikin ve imâm-ı Muhammed Şeybânînin talebesidir. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe, imâm-ı Muhammed Bâkırın da sohbetinde bulundu. Ondan ilm aldı. Bunu ibni Mutahhir açıkça bildirmekdedir. Bunun için, şî’anın inancına göre de, İmâm-ı a’zamın ictihâd sâhibi bir müctehid olması lâzım gelmekdedir. Yine onlara göre, bunun şehâdetini kabûl etmiyenin kâfir olması lâzım gelmekdedir. İmâm-ı Mûsâ Kâzım, Abbâsîlerin zindanında iken, imâm-ı Ebû Yûsüf ile imâm-ı Muhammed Şeybânî zindana gelirler, Ondan ilm öğrenirlerdi. Bunu şî’î kitâbları da yazmakdadır.</p>
<p align="justify">Her müslimânın kâfirleri sevmemesi farzdır. Bunu emr eden âyet-i kerîmeler çokdur. Mü’minlerin, günâhlı olsalar dahî, birbirlerini sevmeleri lâzımdır. Her mü’minin, Allahü teâlâyı herşeyden çok sevmesi lâzımdır. Muhabbetin ve düşmanlığın dereceleri vardır. Mü’minin, Allahdan sonra en çok, Onun Resûlünü sevmesi lâzımdır. Sonra Ona yakın olan mü’minleri sevmek lâzımdır. Ona yakın olmak üç dürlüdür:</p>
<p align="justify">1) Evlâd ve akrabâsıdır “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”.</p>
<p align="justify">2) Mubârek zevceleridir “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde, neseb ile yakınlığı, nikâh ile yakınlıkla birlikde zikr etmekdedir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
