<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>men lem yezuk lem yedri &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/men-lem-yezuk-lem-yedri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:36:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Fâideli Bilgiler Sayfa 109</title>
		<link>http://tamilmihal.de/faideli-bilgiler-sayfa-109/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:36:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[1 - [Mısrlı Reşîd Rızânın (İslâmda birlik ve mezheblerin telfîkı)nı savunan (Muhâverât) kitâbına ve Alî-yül Kârîye islâm âlimlerinin cevâbı]]]></category>
		<category><![CDATA[abdülvehhab şarani]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret var mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[ahiret yoktur]]></category>
		<category><![CDATA[ahireti inkar edenler]]></category>
		<category><![CDATA[cennet ve cehennem]]></category>
		<category><![CDATA[cennet ve cehennem var mıdır]]></category>
		<category><![CDATA[kadıyye-i mukarrere]]></category>
		<category><![CDATA[men lem yezuk lem yedri]]></category>
		<category><![CDATA[umuri vicdaniyye]]></category>
		<category><![CDATA[umuri zevkiyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=18923</guid>

					<description><![CDATA[Keşf ve kerâmet, böyle kimselerin tevâtür hâlindeki haberleri ile bildirilmişdir. Evet bunlar, (Ümûr-i vicdâniyye), (Ümûr-i zevkıyye)dir. Başkalarına huccet olamaz. Bunlara inanmak emr olunmadı. Fekat, inanmak yasak da edilmemişdir. Allahü teâlânın sevdiği sâlih müslimânların tevâtür hâlinde bildirdiklerine inanmak, inanmamakdan dahâ iyidir. Müslimâna hüsn-i zan olunur. Haberlerine güvenilir. İbâdetlerde bile, sözlerine güvenilir. (İnkâr eden, mahrûm olur) sözü, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Keşf ve kerâmet, böyle kimselerin tevâtür hâlindeki haberleri ile bildirilmişdir. Evet bunlar, <strong>(Ümûr-i vicdâniyye), (Ümûr-i zevkıyye)</strong>dir. Başkalarına huccet olamaz. Bunlara inanmak emr olunmadı. Fekat, inanmak yasak da edilmemişdir. Allahü teâlânın sevdiği sâlih müslimânların tevâtür hâlinde bildirdiklerine inanmak, inanmamakdan dahâ iyidir. Müslimâna hüsn-i zan olunur. Haberlerine güvenilir. İbâdetlerde bile, sözlerine güvenilir. (İnkâr eden, mahrûm olur) sözü, kadıyye-i mukarreredir.</p>
<p style="text-align: justify;" align="justify">Abdülvehhâb-ı Şa’rânî “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri, derin âlim, büyük velîdir. 898 [m. 1493] de tevellüd, 973 [m. 1565] de vefât etmişdir. Şâfi’î mezhebinin temel direklerinden biridir. Ehl-i sünnetin gözbebeğidir. Okuduğu, ezberlediği kitâblar, sayılamıyacak kadar çokdur. Bir kısmı <strong>(Mîzân-ül-kübrâ)</strong>sının önsözünde yazılıdır. Yüzlerle eseri <strong>(Keşfüzzünûn)</strong>da yazılıdır. Kitâblarından herbiri, Onun, kemâlini gösteren birer âbidedir. Hanefî mezhebinde olan âlimler de, Onun derin ilminin, keşflerinin, şühûdlarının hayrânıdırlar. Onun yeryüzünün yıldızlarından biri olduğunu bildirmişlerdir. Hadîs-i şerîfde, <strong>(Kıyâmet günü Peygamberler ve âlimler ve şehîdler şefâ’at edecekdir) </strong>buyuruldu. Bu hadîs-i şerîfe sarılarak Ondan şefâ’at bekleriz. Ehl-i sünnetin böyle gözbebeklerine saldıranların, zındık oldukları meydândadır. Zındıklar, kâfirler; müslimânların rehberi olan Muhammed aleyhisselâma da böyle saldırdılar. Meşhûr islâm düşmanı Volter kâfiri, insanların efendisini iğrenç piyeslerine mevzû’ yapacak kadar alçalmışdı. O yüce Peygamberin vârisleri olan Ehl-i sünnet âlimlerine de, bu alçak saldırılar elbet olacakdır. Bu büyük insanlar düşmanların kirli ağızlarına ve çatlak kalemlerine takılmakla elbet lekelenmez. Yere düşmekle cevherin kadri, kıymeti azalmaz.</p>
<p align="justify">Abdülvehhâb-ı Şa’rânî ve bunun gibi, Allahü teâlânın çok sevdiği büyükler “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, biz Cenneti, Cehennemi, Mevkıfı, Sırâtı, bu gözümüzle gördük demiyor. Hattâ, bu dünyâda görülemez diyorlar. Bilinemez, anlaşılamaz, anlatılamaz bir hâlde kalblerimize keşf olundu. Rü’yâ gibi gösterildi diyorlar. Bu sırrı, sevdiklerine, mahremlerine haber veriyorlar. (Men-lem yezuk lem-yedri), buyuruyorlar. Ya’nî tatmıyan anlamaz diyorlar. Anlaşılmıyan şeyi inkâr etmek câhillik ve ahmaklık olur. Anlamadığına, imkânsızdır, olamaz demek ise, bir te’assubun, bir inâdın, yobazlığın ifâdesidir. Bunun için, dinde reformcuya, fen yobazı diyoruz.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
