<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müfsid kelime anlamı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/mufsid-kelime-anlami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2016 19:57:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Namâz Kitâbı Sayfa 34</title>
		<link>http://tamilmihal.de/namaz-kitabi-sayfa-34/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2011 23:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ef’âl-i Mükellefîn (Ahkâm-ı İslâmiyye)]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Mekrûh]]></category>
		<category><![CDATA[Müfsid]]></category>
		<category><![CDATA[ahkamı islamiyye]]></category>
		<category><![CDATA[efali mükellefin]]></category>
		<category><![CDATA[mekruh ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[müfsid kelime anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[müfsid ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[tahrimen mekruh]]></category>
		<category><![CDATA[tenzihen mekruh]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/namaz-kitabi-sayfa-34/</guid>

					<description><![CDATA[Meselâ bir kişinin bağına girip, sâhibinin izni yok iken meyvesini koparıp yimek, ev eşyâsını ve parasını çalıp kullanmak, emânete hıyânet etmek, rüşvet, fâiz ve kumar ile mal, para kazanmak gibi. Bunları yapan kimse, yaparken Besmele söylese veyâhud halâldir dese kâfir olmaz. Çünki, o kişinin hakkıdır, geri alır. Beşbuçuk arpa (bir dank) ağırlığında gümüş kıymeti kadar ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><div class="ui-layout-center ui-layout-pane ui-layout-pane-center ui-layout-pane-hover ui-layout-pane-center-hover ui-layout-pane-open-hover ui-layout-pane-center-open-hover">
<div id="booktext" class="class3">
<p style="text-align: justify;">Meselâ bir kişinin bağına girip, sâhibinin izni yok iken meyvesini koparıp yimek, ev eşyâsını ve parasını çalıp kullanmak, emânete hıyânet etmek, rüşvet, fâiz ve kumar ile mal, para kazanmak gibi. Bunları yapan kimse, yaparken Besmele söylese veyâhud halâldir dese kâfir olmaz. Çünki, o kişinin hakkıdır, geri alır. Beşbuçuk arpa (bir dank) ağırlığında gümüş kıymeti kadar hak için, yarın kıyâmet gününde cemâ’at ile kılınmış yediyüz rek’at kabûl olunmuş namâzın sevâbı, Allahü teâlâ tarafından alınıp, hak sâhibine verilir. Harâmlardan kaçınmak, ibâdet yapmakdan dahâ çok sevâbdır. Onun için harâmları öğrenip, kaçınmak lâzımdır.</p>
<p id="LinkTarget_5266" align="justify">7-<b>MEKRÛH: </b>Allahü teâlânın ve Muhammed aleyhisselâmın, beğenmediği ve ibâdetlerin sevâbını gideren şeylere mekrûh denir.</p>
<p align="justify">Mekrûh iki çeşiddir:</p>
<p align="justify"><b>Tahrîmen mekrûh: </b>Vâcibin terkidir. Harâma yakın olan mekrûhlardır. Bunları yapmak azâbı gerekdirir. Güneş doğarken, tam tepede iken ve batarken namâz kılmak gibi. Bunları kasıtla işleyen âsî ve günahkâr olur. Cehennem azâbına lâyık olur. Namâzda vâcibleri terk edenin, tahrîmi mekrûhları işleyenin, o namâzı iâde etmesi vâcibdir. Eğer sehv ile, unutarak işlerse, namâz içinde secde-i sehv yapar.</p>
<p align="justify"><b>Tenzîhen mekrûh: </b>Mubâh, ya’nî halâl olan işlerine yakın olan, yâhud, yapılmaması yapılmasından dahâ iyi olan işlerdir. Gayri müekked sünnetleri veyâ müstehabları yapmamak gibi.</p>
<p id="LinkTarget_5266" align="justify">8-<b>MÜFSİD: </b>Dînimizde, meşrû olan bir işi veyâ başlanmış olan bir ibâdeti bozan şeylerdir. Îmânı ve namâzı, nikâhı ve haccı, zekâtı, alış ve satışı bozmak gibi. Meselâ, Allaha ve kitâba söğmek küfr olup, îmânı bozar. Namâzda gülmek, abdesti ve namâzı bozar. Oruclu iken bilerek yimek, içmek orucu bozar.</p>
<p align="justify">Farzları, vâcibleri ve sünnetleri yapana ve harâmdan, mekrûhdan sakınana ecr, ya’nî sevâb verilir. Harâmları, mekrûhları yapan ve farzları, vâcibleri yapmayana günâh yazılır. Bir harâmdan sakınmanın sevâbı, bir farzı yapmanın sevâbından kat kat çokdur. Bir farzın sevâbı, bir mekrûhdan sakınmanın sevâbından çokdur. Mekrûhdan sakınmanın sevâbı da, sünnetin sevâbından çokdur. Mubâhlar içinde, Allahü teâlânın sevdiklerine <b>“Hayrât </b>ve <b>Hasenât” </b>denir. Bunları yapana da sevâb verilir ise de, bu sevâb, sünnet sevâbından azdır.</p>
</div>
</div>
<div class="ui-layout-resizer ui-layout-resizer-west ui-layout-resizer-closed ui-layout-resizer-west-closed ui-draggable-disabled" title="Slide Open"></div>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
