<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhammed aleyhisselama vahy gelişi &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/muhammed-aleyhisselama-vahy-gelisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:50:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 196</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-196/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:50:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[abdüllah bin ebi]]></category>
		<category><![CDATA[aişe radiyallahü anh hakkında inen ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[aişe radıyallahü anha atılan iftira]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti aişe için inen ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti halid]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muhammede vahiy gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[mevakıb tefsiri]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed aleyhisselama vahy gelişi]]></category>
		<category><![CDATA[vahiy gelmesi]]></category>
		<category><![CDATA[vahy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20345</guid>

					<description><![CDATA[Ben de, vallahi kalkmam, Allahü teâlâdan başkasına şükr etmem! Çünki, Rabbim benim için âyet-i kerîme indirdi, dedim. Sonra Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Nûr sûresinin onbirinci âyetinden başlıyarak, on âyet-i kerîme okudu. Babam hemen kalkıp başımı öpdü. Âişe “radıyallahü anhâ” hakkında bu âyet-i kerîme gelmeden önce, hazret-i Ebû Eyyûb Hâlidin zevcesi, (Âişe için ağızlarda dolaşan ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Ben de, vallahi kalkmam, Allahü teâlâdan başkasına şükr etmem! Çünki, Rabbim benim için âyet-i kerîme indirdi, dedim. Sonra Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, Nûr sûresinin onbirinci âyetinden başlıyarak, on âyet-i kerîme okudu. Babam hemen kalkıp başımı öpdü.</p>
<p align="justify">Âişe “radıyallahü anhâ” hakkında bu âyet-i kerîme gelmeden önce, hazret-i Ebû Eyyûb Hâlidin zevcesi, (Âişe için ağızlarda dolaşan sözlere ne dersin?) diyerek, hazret-i Hâlidden sormuş. Hazret-i Hâlid de, (Allah için, bu sözler yalandır. Sen bana karşı böyle kötülük yapar mısın?) demiş. (Hâşâ yapmam) deyince, hazret-i Hâlid de, (Âişe, dîni bizden dahâ bütün iken, Resûlullaha karşı böyle şey yapmış olabilir mi? Biz böyle söylemedik. Bu sözler büyük iftirâdır) demiş. Hak teâlâ da, hazret-i Hâlidin tâm bu sözü gibi âyet-i kerîme göndermişdir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, hemen Eshâbını mescide topladı. Gelen âyet-i kerîmeleri okudu. Âyet-i kerîmenin bereketi ile, mü’minlerin kalblerindeki şübheler kalkdı. Mistah, hazret-i Ebû Bekrin akrabâsı idi. Fakîr idi. Hazret-i Ebû Bekr, onun geçinmesine yardım ederdi. Mistah, bu işte münâfıklarla bir olunca, ona yardım etmemeğe yemîn etdi. Bunun üzerine, Allahü teâlâ, Nûr sûresinin yirmiikinci âyetini gönderdi. Ebû Bekr-i Sıddîk, bu âyet-i kerîmeyi işitince, (Allahü teâlânın beni afv etmesini severim) dedi. Mistaha eskisi gibi yardım etdi. Hazret-i Âişenin “radıyallahü teâlâ anhâ” temiz olduğunu bildiren âyet-i kerîmeler gelince, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, bu sözleri söyliyenlere, <strong>(Kazf) </strong>haddi vurulmasını emr buyurdu. Dört kişiye seksen değnek vurdular. Birisi kadın idi ve Resûlullahın baldızı idi. <strong>(Me’âric) </strong>kitâbının yazısı temâm oldu.</p>
<p align="justify">Hazret-i Âişe için gelen onyedi âyet-i kerîmeden birincisinin tefsîrini <strong>(Mevâkib tefsîri) </strong>şöyle bildiriyor: <strong>(Âişe </strong>“radıyallahü anhâ”ya iftirâ edenler, sizden birkaç kişidir. Siz bu iftirâyı kendiniz için kötülük sanmayın! Bu sizin için hayrlıdır. [Bu iftirâ sebebi ile çok sevâb kazandınız. Onların yalanı meydâna çıkdığından, sizin şânınız, şerefiniz artdı. Âyet-i kerîme, sizin temiz olduğunuzu bildirdi.] <strong>O iftirâ edenlerden herbiri için kazandıkları günâh kadar cezâları vardır. Büyük iftirâ yaparak, çok çirkin şeyi söyliyenlere dünyâda ve âhıretde büyük azâb vardır)</strong>. Bunlara had vuruldukdan sonra, Abdüllah bin Ebî, hakîr, zelîl oldu. Hassân, ölünceye kadar kör oldu. Mistahın eli çolak oldu. Onikinci âyet-i kerîmede meâlen, <strong>(Bu iftirâyı işitince, mü’min erkek ve kadınlar, kendi âilelerine iyi gözle bakmalı. Bu, meydânda bir yalan ve iftirâdır, demelidirler) </strong>ve ondokuzuncu âyet-i kerîmede meâlen, <strong>(Mü’minlerin kötü olarak anılmasını sevenlere, dünyâda ve âhıretde acı azâblar vardır) </strong>ve yirmialtıncı âyet-i kerîmede meâlen,<strong>(Habîs söz söylemek, habîs adamlara lâyıkdır. Habîs adamlara, habîs kelâm yakışır)</strong>buyurulmuşdur.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
