<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhtariyye fırkası &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/muhtariyye-firkasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:50:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 156</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-156/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4.cü risâle Birleşelim ve Sevişelim]]></category>
		<category><![CDATA[aişe-i sıddıka]]></category>
		<category><![CDATA[ehli beyti sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[ehli sünnet]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti hafsa]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[imamı ali rıza hazretleri]]></category>
		<category><![CDATA[muhtariyye fırkası]]></category>
		<category><![CDATA[nesai]]></category>
		<category><![CDATA[said bin cübeyr]]></category>
		<category><![CDATA[takıyye kelime anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[takıyye ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[zübeyr bin avvam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20195</guid>

					<description><![CDATA[Ehl-i sünnet âlimleri, Ehl-i beytin “radıyallahü teâlâ aleyhim ecma’în” üstünlüklerini bildiren çok sayıda kitâb yazmışlardır. Onların uğruna Emevî ve Abbâsî vâlîlerine karşı gelmişler, canlarını fedâ etmişlerdir. Sa’îd bin Cübeyr ve Nesâî gibi birçokları, Ehl-i beyt için şehîd olmuşlardır. Çokları da, işkenceler çekmişler, ömürlerini zındanlarda geçirmişlerdir. O zemânlarda mezhebsizler (Takıyye), ya’nî ikiyüzlülük yaparak, kendilerini gizlemişler, mala ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Ehl-i sünnet âlimleri, Ehl-i beytin “radıyallahü teâlâ aleyhim ecma’în” üstünlüklerini bildiren çok sayıda kitâb yazmışlardır. Onların uğruna Emevî ve Abbâsî vâlîlerine karşı gelmişler, canlarını fedâ etmişlerdir. Sa’îd bin Cübeyr ve Nesâî gibi birçokları, Ehl-i beyt için şehîd olmuşlardır. Çokları da, işkenceler çekmişler, ömürlerini zındanlarda geçirmişlerdir. O zemânlarda mezhebsizler <strong>(Takıyye)</strong>, ya’nî ikiyüzlülük yaparak, kendilerini gizlemişler, mala ve mevkı’a kavuşmak için, Ehl-i beyte karşı görünmüşlerdir. Ehl-i beyte her zemân yardımcı olanlar, Ehl-i sünnet idi. Ehl-i sünnetin hepsi, her nemâzlarında, Ehl-i beyte hayr düâ etmekdedir.</p>
<p align="justify">Ehl-i sünnet, Ehl-i beyt arasında hiç ayırım yapmadan hepsini çok sevmekdedir. Mezhebsizler böyle değildir. Bir imâmları ölünce kardeşleri ve akrabâsı ona kâfir demişlerdir. Onun oğullarından birini imâm yapmışlar, ötekilere la’net etmişler, kötülemişlerdir. Ehl-i beytin hepsini seven ve hepsinin yardımına koşan, Ehl-i sünnetden başkası olmamışdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, <strong>(Benden sonra, size iki rehber bırakıyorum: Allahın kitâbını ve Ehl-i beytimi bırakıyorum) </strong>buyurdu. Bu hadîs-i şerîf gösteriyor ki, Kur’ân-ı kerîmin bir kısmına inanıp, başka yerlerine inanmamak fâide vermediği gibi, Ehl-i beytin bir kısmına inanıp sevmek, ötekilere la’net edip kötülemek de, âhıretde fâide vermez. Kur’ân-ı kerîmin hepsine îmân etmek lâzım olduğu gibi, Ehl-i beytin de hepsini sevmek lâzımdır. Ehl-i beytin hepsini sevmek de, Allahü teâlânın lutfü ile, <strong>(Ehl-i sünnet)</strong>den başka hiç kimseye nasîb olmamışdır. Çünki Hâricîler, hazret-i Alîye ve Onun temiz evlâdlarına düşman olmak alçaklığına sürüklendiler. Şî’îlerin ba’zı fırkaları, müslimânların mubârek anneleri olan Âişe-i Sıddîkaya ve hazret-i Hafsaya ve Resûlullahın halasının oğlu Zübeyr bin Avvâma düşman olmak felâketine yuvarlandılar. Kirâmiyye fırkası, hazret-i Hasenin ve hazret-i Hüseynin imâmlığına inanmadılar. Muhtâriyye fırkası da, imâm-ı Zeynel’âbidîne inanmadılar. İmâmiyye fırkası, Zeyd-i şehîde inanmadı. İsmâ’îliyye de, imâm-ı Mûsâ Kâzıma inanmadı. Bunlar gibi, dahâ nice fırkalar, Ehl-i beyti sevmekden ve yukarıdaki hadîs-i şerîfe uymakdan mahrûm kaldılar.</p>
<p align="justify">İmâm-ı Alî Rızâ hazretleri Nişâpura gelince, yirmibinden çok ilm adamı kendisini karşıladı. Dedelerinden gelen bir hadîs-i şerîf okuması için yalvardılar. İmâm hazretleri, <strong>(Lâ ilâhe illallah sığnağımdır. Bunu okuyan, kal’ama sığınır. Kal’ama giren de, azâbımdan kurtulur) </strong>hadîs-i kudsîyi okudu. Ehl-i sünnet âlimleri, bunu aşağıdaki gibi, okuyup üzerine üflenen hastaların şifâ bulacaklarını bildiriyor.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
