<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müsafeha nedir &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/musafeha-nedir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Sep 2016 14:03:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>İslâm Ahlâkı Sayfa 406</title>
		<link>http://tamilmihal.de/islam-ahlaki-sayfa-406/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Aug 2005 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[III. Ey Oğul İlmihâli]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm Ahlâkı]]></category>
		<category><![CDATA[Müsâfeha (el sıkmak)]]></category>
		<category><![CDATA[dinde tokalaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyetde el sıkışmak]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyette dokalaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[müsafaha etmek]]></category>
		<category><![CDATA[müsafaha ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[müsafeha nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/islam-ahlaki-sayfa-406/</guid>

					<description><![CDATA[MÜSÂFEHA (EL SIKMAK) 25 &#8211; [Müsâfeha her zemân yapılır. Yalnız nemâzlardan sonra müsâfehayı âdet mekrûhdur. Muhammed Hâdimî “rahime-hullahü teâlâ” (Berîka) kitâbının 1220. ci sahîfesinde diyor ki, (Hadîs-ül-câmi’de (İki erkek veyâ iki kadın müslimân karşılaşdıkları zemân, müsâfeha ederlerse, ayrılmadan önce, günâhları mağfiret olunur) buyuruldu. Müsâfeha etmek, sünnet-i müekkededir. Müsâfeha ederken birbirine sarılmak, öpüşmek câiz değildir.) Kadınların ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><h3 id="LinkTarget_2466" align="center"><b>MÜSÂFEHA (EL SIKMAK)</b></h3>
<p align="justify"><b></b>25 &#8211; [Müsâfeha her zemân yapılır. Yalnız nemâzlardan sonra müsâfehayı âdet mekrûhdur. Muhammed Hâdimî “rahime-hullahü teâlâ” <b>(Berîka) </b>kitâbının 1220. ci sahîfesinde diyor ki, (Hadîs-ül-câmi’de <b>(İki erkek veyâ iki kadın müslimân karşılaşdıkları zemân, müsâfeha ederlerse, ayrılmadan önce, günâhları mağfiret olunur) </b>buyuruldu. Müsâfeha etmek, sünnet-i müekkededir. Müsâfeha ederken birbirine sarılmak, öpüşmek câiz değildir.) Kadınların birbirleri ile, yabancı erkeklerin göremiyecekleri yerlerde, müsâfeha etmeleri câizdir.]</p>
<p align="justify">Ey Oğul! Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, <b>(Her kim bir mü’min kardeşini ziyâret eylese, bunların her birerlerine Cennetde birer derece verilir.) </b>[Yalnız bu ziyâret Allah rızâsı için olacak, başka maddî ve şahsî bir menfe’at mukâbili olmamak şartı ile.] Ve yine Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdular ki: <b>(Her kim bir mü’min kardeşini ziyâret eyleyip müsâfeha ederek üç kerre elini sallasa, ellerini ayırmadan her ikisinden Hak teâlâ râzı olur. Ağaçdan yapraklar döküldüğü gibi, o şahslardan günâhlar öylece dökülür.)</b></p>
<p align="justify"><b></b>Müsâfeha etdikden sonra, ölülerin, hocaların ve sâir geçmişlerinin ve bütün ehl-i îmânın afvı için düâ etmek lâzımdır. Bu arada, Peygamber “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimize salâtü selâm getirmek şartdır.</p>
<p align="justify">26 &#8211; Ey Oğul! Câmi’den dışarı çıkarken, <b>“İlâhî bana fazlınla rahmet kapısını aç!” </b>deyip sol ayağınla dışarı çık. Çıkarken inşâallah bundan sonraki nemâza da geleceğim diye niyyet eyle!</p>
<p align="justify">Çünki Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: <b>(İyi ameller ancak niyyete bağlıdırlar.) </b>Niyyetsiz ibâdet olamaz. Bir insan iyi bir amel işlemeye niyyet etse, fekat o işi işlemek nasîb olmasa, o kimseye niyyetinin sevâbı yazılır.</p>
<p align="justify">Yine buyurdu ki: <b>(Nemâz, dînin direğidir, kim nemâzını kılarsa, dînini yapdı, kim nemâz kılmazsa, dînini yıkmışdır.) </b>Zîrâ nemâz bütün ibâdetlerin en fazîletlisidir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: <b>(Nemâzı cemâ’at ile kılmak, yalnız kılmakdan yirmiyedi derece efdaldir.)</b></p>
<p align="justify"><b></b>Diğer bir hadîslerinde: <b>(Özrsüz, evinde </b>[yalnız] <b>nemâz kılan kişinin borcu ödenir, nemâzının sevâbı noksan kalır) </b>buyurmuşlardır. Nemâz kılacağın vakt, vaktin evvelinde veyâ hiç olmazsa ortasında kılmak gerekdir. Dahâ sonra kılarsan borç ödenirse de, sevâbı olmaz. Vakt çıkdıkdan sonra kılınan nemâz, kazâ niyyetiyle kılınır. Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, <b>(Mi’râc gecesinde bir kısm insanların hâline vâkıf oldum. Bakdım ki onlar şiddetli bir azâbla muazzeb oluyorlar.</b></p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
