<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>müslim kitabı &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/muslim-kitabi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:47:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 58</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-58/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[2.ci risâle Redd-i Revâfıd Tercemesi]]></category>
		<category><![CDATA[aleynâ cem’a hu ve Kur’âneh]]></category>
		<category><![CDATA[ali imran suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Alîyen Ceme’a Kur’âne]]></category>
		<category><![CDATA[buhari]]></category>
		<category><![CDATA[hadisi şerif]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet suresi]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet suresi 26 ayet]]></category>
		<category><![CDATA[kıyamet suresi yirmialtıncı ayet]]></category>
		<category><![CDATA[müslim kitabı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=19987</guid>

					<description><![CDATA[Bunun için, şî’î kitâblarında bulunmıyan hadîslere güvenilmez.) Buna cevâb olarak, Allahü teâlânın yardımı ile, deriz ki: Haksızlıkda, çok aşırı gidenler üç halîfeyi kötülüyor. Hattâ bunlara kâfir diyor. Böyle söylemeği müslimânlık ve ibâdet biliyorlar. Bu yüzden onları medh eden sahîh hadîslere inanmıyorlar. Bu hadîsleri atıyor veyâ değişdiriyorlar. Hattâ İslâmiyyetin temeli olan ve asrlar boyunca, herkesce doğruluğu ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p>Bunun için, şî’î kitâblarında bulunmıyan hadîslere güvenilmez.)</p>
<p align="justify">Buna cevâb olarak, Allahü teâlânın yardımı ile, deriz ki: Haksızlıkda, çok aşırı gidenler üç halîfeyi kötülüyor. Hattâ bunlara kâfir diyor. Böyle söylemeği müslimânlık ve ibâdet biliyorlar. Bu yüzden onları medh eden sahîh hadîslere inanmıyorlar. Bu hadîsleri atıyor veyâ değişdiriyorlar. Hattâ İslâmiyyetin temeli olan ve asrlar boyunca, herkesce doğruluğu söylenerek, zemânımıza kadar, el dokunmadan gelen, Allahın kitâbı Kur’ân-ı kerîme el ve dil uzatıp, âyet-i kerîmelerde değişiklik yapıyorlar. Meselâ, Kıyâmet sûresi, yirmialtıncı âyet-i kerîmesindeki <strong>(aleynâ cem’a hu ve Kur’âneh) </strong>yerine,<strong>(Alîyen Ceme’a Kur’âne) </strong>dediler ki, (Kur’ânı Alî topladı) demekdir. Sapıklıklarından, aklları giderek, Osmân “radıyallahü anh” Ehl-i beyti öven âyetleri Kur’ândan çıkardı demeğe kalkışıyorlar. Yukarıda çeşidli fırkaları anlatırken bildirildiği gibi ba’zı fırkaları, fâideli gördükleri yerde, yalancı şâhidliği câizdir, diyorlar. Bu yüzden, bunlara ne söylense yeri vardır. Bunlara inanmak, doğru bilmek, saflık olur. Kitâbına güvenilmez. Değişdirilen, bozulan Tevrât ve İncîl gibi olur. Hâlbuki, Ehl-i sünnet kitâbları çelik gibi sağlamdır. Meselâ <strong>(Buhârî), </strong>Kur’ân-ı kerîmden sonra, din kitâblarının en doğrusudur. Bunda ve <strong>(Müslim) </strong>kitâbında ve dahâ birçok kıymetli kitâblarda üç halîfeyi medh eden hadîs-i şerîfler pek çokdur. Bunları lekeleyen, kötüleyen birşey yokdur. Âyet-i kerîmelerden, hadîs-i şerîflerden, bunları küçültecek ma’nâ çıkarmak, kalblerin bozuk, niyyetlerin kötü olduğundandır. Anladıkları yanlış, zan etdikleri yersiz ve hayâldir. Böyle aldanmaları, safrası bozuk olan hastanın şekerin tadını alamamasına, tatlıyı acı sanmasına benzer. Allahü teâlâ, Âl-i İmrân sûresi, yedinci âyetinde bunlar için meâlen,<strong>(Kalbleri bozuk olanlar, hakkı örtmek, fitne, fesâd çıkarmak için Kur’ân-ı kerîmden yanlış ma’nâ çıkarır, yanlış yola saparlar) </strong>buyuruyor. Ehl-i sünnetden, fâideli söze hadîs demeği câiz gören olmuş ise de, hadîs âlimlerimiz bunu red etmiş, kitâblarında, bu hadîslerin yalan ve iftirâ olduğunu bildirmişlerdir. Bunlara kıymet verilmemiş, hadîs diye yapışan olmamışdır. Bunun için, bu sözü koz olarak kullanmak, büsbütün yersiz ve saçma bir delîldir. (Bir kişinin bildirdiği hadîse uymamak, küfr olmaz. Çünki, Ehl-i sünnet müctehidlerinden, böyle hadîslere uymıyanlar vardır) demek de yersizdir. Çünki, üç halîfeyi medh eden, yükselten hadîs-i şerîflerin birkaçını bir sahâbî bildirmiş ise de, bunları çok kimseler, çeşidli yollardan haber vermiş, bu yüzden, tevâtür derecesini bulmuşdur. Bunlara da inanmamak, elbette küfr olur. Müctehidler arasında, böyle hadîslere uymıyan hiç yokdur.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
