<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>namaz dinin direğidir &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/namaz-dinin-diregidir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2016 19:59:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Namâz Kitâbı Sayfa 39</title>
		<link>http://tamilmihal.de/namaz-kitabi-sayfa-39/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 22:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk Terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Menkıbe]]></category>
		<category><![CDATA[Namâz Kılanın Hâlleri]]></category>
		<category><![CDATA[Üçüncü Bölüm]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyetde çocuk terbiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[namaz dinin direğidir]]></category>
		<category><![CDATA[namaz hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılanların halleri]]></category>
		<category><![CDATA[namaz kılmanın faydaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/namaz-kitabi-sayfa-39/</guid>

					<description><![CDATA[Başka bir hadîs-i şerîfde de, (Bütün çocuklar müslimânlığa uygun ve elverişli olarak dünyâya gelir. Bunları, sonra anaları babaları, hıristiyan, yehûdî ve dinsiz yapar) buyurdu. O hâlde, her müslimânın birinci vazîfesi, çocuklarına İslâmiyyeti ve Kur’ân-ı kerîm okumasını, namâz kılmasını, îmânın ve islâmın şartlarını öğretmekdir. Çocuğunun müslimân olmasını isteyen, dünyâda ve âhıretde râhata, huzûra kavuşmasını dileyen anne ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><div class="ui-layout-center ui-layout-pane ui-layout-pane-center ui-layout-pane-hover ui-layout-pane-center-hover ui-layout-pane-open-hover ui-layout-pane-center-open-hover">
<div id="booktext" class="class3">
<p style="text-align: justify;">Başka bir hadîs-i şerîfde de, <b>(Bütün çocuklar müslimânlığa uygun ve elverişli olarak dünyâya gelir. Bunları, sonra anaları babaları, hıristiyan, yehûdî ve dinsiz yapar) </b>buyurdu.</p>
<p align="justify">O hâlde, her müslimânın birinci vazîfesi, çocuklarına İslâmiyyeti ve Kur’ân-ı kerîm okumasını, namâz kılmasını, îmânın ve islâmın şartlarını öğretmekdir. Çocuğunun müslimân olmasını isteyen, dünyâda ve âhıretde râhata, huzûra kavuşmasını dileyen anne ve babalar, önce bu vazîfesini yerine getirmelidir. Çünki atalarımız, <b>“Ağaç yaş iken eğilir” </b>demişlerdir. Yaşlanınca eğmeye, bükmeye çalışılırsa, kırılır, zararlı olur.</p>
<p align="justify">İslâm bilgileri ve güzel ahlâk verilmeyen çocuk, kötü yoldaki kimselere çabuk aldanır. Anne ve babasına, devletine ve milletine zararlı olur.</p>
<h3 id="LinkTarget_5271" align="center"><b>Namâz Kılanların Hâlleri</b></h3>
<h4 id="LinkTarget_5271" align="center"><b>Menkıbe: Hapisden Kurtaran Namâz</b></h4>
<p align="justify">Horasan vâlîsi Abdüllah bin Tâhir, çok âdil idi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâlîye bildirmişlerdi. Hırsızlardan biri kaçdı. Hirâtlı bir demirci, Nişâpûra gitmişdi. Bir zemân sonra, evine dönüp gece giderken, bunu yakaladılar. Hırsızlarla berâber, vâlîye çıkardılar. Hapis edin! dedi. Demirci, hapishânede abdest alıp namâz kıldı. Ellerini uzatıp, (Yâ Rabbî! Beni kurtar! Günâhım olmadığını, ancak sen biliyorsun. Beni bu zindândan, ancak sen kurtarırsın. Yâ Rabbî! Beni kurtar!) diye düâ etdi. Vâlî, o gece, rü’yâda, dört kuvvetli kimse gelip, tahtını, tersine çevirecekleri vakt uyandı. Hemen abdest alıp, iki rek’at namâz kıldı. Tekrâr uyudu. Tekrâr, o dört kimsenin, tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde, bir mazlûmun âhı bulunduğunu anladı. Nitekim, şi’ir:</p>
<p style="text-align: center;" align="justify"><b><i>Binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ,<br />
Gözyaşının seher vakti yapdığını.<br />
Düşman kaçıran süngüleri, çok def’a,<br />
Toz gibi yapar, bir mü’minin düâsı.</i></b></p>
<p align="justify">Yâ Rabbî! Büyük yalnız sensin! Sen öyle bir büyüksün ki, büyükler ve küçükler, sıkışınca, ancak sana yalvarır. Sana yalvaran, ancak murâdına kavuşur.</p>
<p align="justify">Hemen, o gece, hapishâne müdürünü çağırıp bir mazlûm kalmış mı, dedi.</p>
</div>
</div>
<div class="ui-layout-resizer ui-layout-resizer-west ui-layout-resizer-closed ui-layout-resizer-west-closed ui-draggable-disabled" title="Slide Open"></div>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
