<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>namazın sonunda sübhane rabbike okumak &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/namazin-sonunda-subhane-rabbike-okumak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:31:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Tam İlmihal Sayfa 393</title>
		<link>http://tamilmihal.de/tam-ilmihal-sayfa-393/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Apr 2000 01:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[98 - Sübhâne rabbike âyet-i kerîmesi nasıl okunur?]]></category>
		<category><![CDATA[namazın sonunda sübhane rabbike okumak]]></category>
		<category><![CDATA[sğbhane rabbike ne zaman okunur]]></category>
		<category><![CDATA[Sübhâne rabbike ayeti]]></category>
		<category><![CDATA[subhane rabbike ayeti kerimesi]]></category>
		<category><![CDATA[sübhane rabbike kuranı kerimde nerede]]></category>
		<category><![CDATA[sübhane rabbike kuranı kerimde yeri]]></category>
		<category><![CDATA[sübhane rabbike ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[sübhane rabbike nerede okunur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=3140</guid>

					<description><![CDATA[Şernblâlî hazretleri, molla Hüsrevin (Dürer)i hâşiyesinde buyuruyor ki, (Nemâzdan ve düâdan sonra hazret-i Alînin “radıyallahü anh” bildirdiği üzere, (Sübhâne rabbike) âyet-i kerîmesini okumalıdır). (Merâkıl-felâh)da böyle yazmakdadır. (Dürr-ül-muhtâr) sâhibinin, kitâbının başında (ilm deryâsı, zemânının bir dânesi, asrının süsü) diye medh etdiği ve İbni Âbidîn hazretlerinin, şerhinde, çok övdüğü, şeyh-ül-islâm Hayreddîn Remlînin fetvâları, İstanbulda, Süleymâniyye kütübhânesi, Yeni ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Şernblâlî hazretleri, molla Hüsrevin <strong>(Dürer)</strong>i hâşiyesinde buyuruyor ki, (Nemâzdan ve düâdan sonra hazret-i Alînin “radıyallahü anh” bildirdiği üzere, <strong>(Sübhâne rabbike)</strong> âyet-i kerîmesini okumalıdır). <strong>(Merâkıl-felâh)</strong>da böyle yazmakdadır. <strong>(Dürr-ül-muhtâr)</strong> sâhibinin, kitâbının başında (ilm deryâsı, zemânının bir dânesi, asrının süsü) diye medh etdiği ve İbni Âbidîn hazretlerinin, şerhinde, çok övdüğü, şeyh-ül-islâm Hayreddîn Remlînin fetvâları, İstanbulda, Süleymâniyye kütübhânesi, Yeni câmi’ kısmında vardır. <strong>(Fetâvâ-i Hayriyye)</strong> denilen bu kitâbın beşinci sahîfesinde buyuruyor ki, (Nemâzda, düâların hepsinde müfred olarak [ya’nî rabbike diyerek] okumak, yalnız kunût düâsında cem’ [ya’nî rabbinâ şeklinde] okumak sünnetdir). Dört mezhebin inceliklerini iyi bilen, ârif-i billah, seyyid Abdülhakîm efendi, birçok derslerinde, Sübhâne rabbike âyet-i kerîmesini, değişdirmeden okumak lâzım olduğunu beyân buyururdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Görülüyor ki, hadîs-i şerîfler, fıkh kitâbları ve fetvâlar, bu âyet-i kerîmenin değişdirilmeden okunmasını istemekdedir. Yalnız, <strong>(Tecnîs)</strong> kitâbı ve bundan alınmış birkaç kitâbda, bu âyet-i kerîmenin şekli bozulmakdadır. Hâlbuki, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerde açıkca bildirilen şeylerde, ictihâd edilemiyeceği ve bunların değişdirilemiyeceği dört mezheb kitâblarında da bildirilmekdedir. Nass bulunan yerde ictihâda izn yokdur denilmekdedir. <strong>(Tecnîs)</strong> kitâbı da, baş tarafında (Bu kitâb, büyüklerin söylemeyip, sonra gelenlerin çıkardığı mes’eleleri bildirmekdedir) diyerek, kendinden önce gelenlerin bu âyet-i kerîmeyi değişdirmeğe cesâret etmemiş olduklarını anlatmakdadır. Mezhebimizin reîsi, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” (Mezhebim, hadîs-i şerîflere yapışmakdır) buyurduğu için, hadîs-i şerîfi bozan bir fetvâya nasıl uyulabilir? Evet, <strong>(Tecnîs)</strong> kitâbının sâhibi çok büyükdür ve tercîh sâhiblerindendir. Fekat bu mes’ele, bir tercîh, imâmların sözleri arasından birini seçmek mes’elesi değildir. <strong>(Tecnîs)</strong> kitâbının, (Bu âyet-i kerîme, nemâzda selâmdan önce, Kur’ân olarak değil, düâ olarak okunduğu için, Sübhâne rabbinâ demek dahâ uygun olur) sözü, hadîs-i şerîflere uymamakla berâber, şeyh-ül-islâm Hayreddîn-i Remlî “rahmetullahi teâlâ aleyh”in fetvâsı, bunun aksini emr etmekdedir. Bu fetvâ, <strong>(Tecnîs)</strong>in sözü bilinerek, ona cevâb olarak, sonradan verilmişdir. <strong>(Tecnîs)</strong>de, nemâzın son teşehhüdündeki düâları anlatan bir sahîfeye yakın yazıyı okuyan âlimler, bu yazıların edeb, belâgat, me’ânî, mantık ve fıkh ilmlerinin kâ’idelerine uymadığını da görerek, bu satırların, büyük âlim Burhâneddîn-i Mergınânî hazretlerinin kaleminden çıkmadığı, câhiller tarafından sokulduğu düşüncesi de hâsıl olmuşdur. Hattâ bu satırları terceme ve kabûl eden <strong>(Behce)</strong> kitâbının sâhibi, bu hatâları görerek, tercemesini değişdirip, yeniden düzeltmek zorunda kaldığı, her iki kitâbı okuyanlara, açıkça görünmekdedir. <strong>(Behce)</strong>nin sâhibi, ne yazık ki, burada ma’nâyı da değişdirerek, (Yalnız nemâzda selâmdan önce) sözünü (her düâda) diye terceme etmek sûretiyle <strong>(Tecnîs)</strong>e iftirâ eylemişdir. <strong>(Dürr-i yektâ)</strong> şerhi, <strong>(Mecma’ul-âdâb)</strong> gibi toplama kitâblar da, bu fetvâ tercemesine uyarak, milleti yanlış yola sürüklemiş, sünnetden ayırmışdır, bid’at ateşini körüklemişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(Tecnîs)</strong> sâhibi, bu âyetin nemâz içinde düâ sonunda okunmasını söyliyerek, mühim bir sünnetin yapılmasına sebeb olmak şerefini ve sevâbını kazanmış ise de, âyet-i kerîmeyi değişdirmek hatâsına düşmüşdür. Bu hatâsı, onun yüksek derecesini sarsmaz. Çünki, mezheb imâmlarımız, büyük müctehidler ve hattâ Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân” bile ictihâdlarında yanılmış, bu yanılmaları kusûr sayılmamışdı. O hâlde, <strong>(Tecnîs)</strong> sâhibinin, hadîs-i şerîflere muhâlif sözünün hatâ olduğunu söylemek ve bu sözüne uymamak lâzımdır. Böyle söylemek, onu küçültmek olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Şunu da söyliyelim ki, (Rabbike), senin Rabbin demekdir. Âlemlerin, her şeyin üstünü olan Muhammed “aleyhisselâm”ın Rabbi demekdir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
