<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nehcülhak &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/nehculhak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 144</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-144/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:49:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4.cü risâle Birleşelim ve Sevişelim]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti muaviye]]></category>
		<category><![CDATA[ibni mutahhir-i hulli]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe]]></category>
		<category><![CDATA[imam-ı cafer-i sadık]]></category>
		<category><![CDATA[minhecülkerame]]></category>
		<category><![CDATA[nehcülhak]]></category>
		<category><![CDATA[nida kelime anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[nida ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[şii kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[turuk-ı ilahiyye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20168</guid>

					<description><![CDATA[Hâkimin ve Münâvînin bildirdikleri hadîs-i şerîfde, (Nidâyı işitip de oraya gelmiyenin nemâzı kabûl olmaz) buyuruldu. Nidâ ezân okumak demekdir. Câmi’lerde minâreyi ilk olarak, Eshâb-ı kirâmdan Selmetebni Halef hazretleri Mısrda yapdı. Kendisi, hazret-i Mu’âviye zemânında Mısr vâlîsi idi. Allahü teâlâyı hafîf sesle zikr etmek ibâdetdir. Turuk-ı aliyye mensûbları, bunun için zikr ederler. Bu zikri ezân ile ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Hâkimin ve Münâvînin bildirdikleri hadîs-i şerîfde, <strong>(Nidâyı işitip de oraya gelmiyenin nemâzı kabûl olmaz) </strong>buyuruldu. Nidâ ezân okumak demekdir. Câmi’lerde minâreyi ilk olarak, Eshâb-ı kirâmdan Selmetebni Halef hazretleri Mısrda yapdı. Kendisi, hazret-i Mu’âviye zemânında Mısr vâlîsi idi.</p>
<p align="justify">Allahü teâlâyı hafîf sesle zikr etmek ibâdetdir. Turuk-ı aliyye mensûbları, bunun için zikr ederler. Bu zikri ezân ile karışdırmak, câhillik veyâ zındıklıkdır. Resûlullah efendimiz, <strong>(Müezzinlerin, kıyâmet günü, boyunları uzun olacakdır) </strong>hadîs-i şerîfi ile, müezzinleri senâ eyledi. Ya’nî kıyâmet günü, alınları açık, göğüsleri kabarık olacakdır. Deylemînin ve Münâvînin bildirdikleri hadîs-i şerîfde,<strong>(Müezzin ezânı bitirmeden önce, salâta tekbîr almayınız!) </strong>buyuruldu. Ebû Dâvüdün ve Münâvînin bildirdiklerinde, <strong>(Fecr ağarmadan ezân okuma!) </strong>buyuruldu. Hurûfîler, müezzinlerin ezân okumasını, eşeğin anırmasına benzetiyor. Böyle söyliyenler kâfir oluyorlar. Bundan sonra gelen nesl, bu zındıkları la’net ile yâd edecekdir.</p>
<p align="justify">10 — <strong>(Ehl-i sünnet) </strong>denilen hakîkî müslimânlar, Peygamberimizin Ehl-i beytinin “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” kıymetini, üstünlüğünü, iyi bilmekdedir. Oniki mubârek imâmı, çok sevmekdedir. Ehl-i beytin, nûrlu se’âdete kavuşduran, bereketli yollarında bulunmağa çalışmakdadır. Sevmek, kuru lâf ile olmaz. Onlar gibi olmağa çalışmakla olur.</p>
<p align="justify">Ehl-i sünnet müslimânlarının en büyük âlimi, yüce imâm, Ebû Hanîfe “rahmetullahi teâlâ aleyh” hazretleri, bütün dünyâ işlerini, talebesini, vazîfesini bırakarak, iki sene, İmâm-ı Ca’fer Sâdık hazretlerinin sohbetinde bulundu. İmâm-ı Ca’fer Sâdık hazretlerinin ilm deryâsından doya doya bilgi topladı. Onun, Resûlullahdan gelen nûrları saçan mubârek kalbinden feyzler aldı. (İmâm-ı Ca’fer Sâdık hazretlerine iki sene hizmet etmeseydim, birşeyden haberim olmıyacakdı) buyurdu. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, imâm-ı Ca’fer Sâdıkdan aldığı bilgilerle, feyzlerle kemâle geldi. Başkalarına nasîb olmıyan yüksekliklere kavuşdu.</p>
<p align="justify">Ehl-i sünnet imâmları, îmân ve fıkh bilgilerinin ve tesavvuf ma’rifetlerinin, hattâ tefsîr ve hadîs bilgilerinin çoğunu Ehl-i beyt imâmlarından öğrendiler. Onların terbiyeleri ile yetişdiler. Onların teveccühleri ile yükseldiler. Onlardan müjdeler aldılar. Şî’î kitâbları da böyle olduğunu bildirmekdedir. Şî’î âlimlerinden ibni Mutahhir-i Hullî <strong>(Nehcülhak) </strong>ve <strong>(Minhecülkerâme)</strong>kitâblarında, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe ile imâm-ı Mâlikin, imâm-ı Ca’fer Sâdıkdan “rahmetullahi teâlâ aleyhim” ders aldıklarını, Onun yanında yükseldiklerini yazıyor.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
