<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>peygamber sıfatları &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/peygamber-sifatlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:50:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Herkese Lâzım Olan Îmân Sayfa 30</title>
		<link>http://tamilmihal.de/herkese-lazim-olan-iman-sayfa-30/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2016 20:43:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4 - Îmânın Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[fetanet]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[ismet ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[ismet sıfatı]]></category>
		<category><![CDATA[kelam-ı ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[kelimullah anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[kelimullah ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[kime resul denir]]></category>
		<category><![CDATA[musa aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[nebi ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber sıfatları]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlik sıfatları]]></category>
		<category><![CDATA[resul ne demek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=21148</guid>

					<description><![CDATA[Süâl: Yukarıdaki yazılardan anlaşılıyor ki, Allahü teâlânın ezelî olan kelâmı işitilmez. Allah kelâmını işitdim demek, okunan ses ve kelimeleri işitdim demek olur. Yâhud, okunan ses ve ezelî olan kelâm-ı nefsîyi anladım demek olur. Bütün Peygamberler, hattâ herkes, bu iki şeklde de işitebilmekdedir. Mûsâ aleyhisselâmı, (kelîmullah) diye ayırmanın sebebi nedir? Cevâb: Mûsâ aleyhisselâm, âdet-i ilâhiyyenin dışında ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p align="justify"><strong>Süâl: </strong>Yukarıdaki yazılardan anlaşılıyor ki, Allahü teâlânın ezelî olan kelâmı işitilmez. Allah kelâmını işitdim demek, okunan ses ve kelimeleri işitdim demek olur. Yâhud, okunan ses ve ezelî olan kelâm-ı nefsîyi anladım demek olur. Bütün Peygamberler, hattâ herkes, bu iki şeklde de işitebilmekdedir. Mûsâ aleyhisselâmı, (kelîmullah) diye ayırmanın sebebi nedir?</p>
<p align="justify"><strong>Cevâb: </strong>Mûsâ aleyhisselâm, âdet-i ilâhiyyenin dışında olarak, harfsiz, sessiz olan kelâm-ı ezelîyi işitdi. Cennetde, anlaşılamaz ve anlatılamaz olarak, Allahü teâlâ görüleceği gibi, anlatılamaz olarak işitdi. Başka kimse, böyle işitmedi. Yâhud, Allah kelâmını, sesle işitdi. Fekat, yalnız kulakla değil. Vücûdünün her zerresi, her yandan işitdi. Yâhud, yalnız ağaç tarafından işitdi. Fekat, ses ile değildi. Hava titreşimi veyâ başka olaylarla işitmedi. Bu üç hâlden biri ile işitdiği için <strong>(Kelîmullah) </strong>adına kavuşdu. Muhammed aleyhissalâtü vesselâmın, mi’râc gecesinde, kelâm-i ilâhîyi işitmesi ve Cebrâîl aleyhisselâmın vahy alırken işitmesi de böyle idi.</p>
<p align="justify">4 — Îmân edilmesi, inanılması lâzım olan altı şeyden dördüncüsü, <strong>(Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmakdır). </strong>İnsanları, Allahü teâlânın beğendiği yola kavuşdurmak, doğru yolu göstermek için gönderilmişlerdir. Rüsül, resûller demekdir. Lügatde, gönderilmiş zât ve haberci demekdir. İslâmiyyetde <strong>(Resûl) </strong>demek, yaratılışı, huyu, ilmi, aklı, zemânında bulunan bütün insanlardan üstün, kıymetli, muhterem bir zât demekdir. Hiçbir kötü huyu, beğenilmiyecek hâli yokdur. Peygamberlerde<strong>(İsmet) </strong>sıfatı vardır. Ya’nî Peygamber olduğu bildirilmeden önce ve bildirildikden sonra, küçük ve büyük hiçbir günâh işlemez. [İslâmiyyeti içerden yıkmak istiyen kâfirler, Muhammed aleyhisselâm Peygamber olmadan önce, heykellerin önünde kurban keserdi diyorlar ve mezhebsizlerin kitâblarını da vesîka olarak gösteriyorlar. Bu çirkin iftirâlarının yalan olduğu, yukarıdaki satırlardan anlaşılmakdadır.] Peygamber olduğu bildirildikden sonra, Peygamber olduğu yayılıncaya, anlaşılıncaya kadar, körlük, sağırlık ve benzerleri ayb ve kusûrları da olmaz. Her Peygamberde yedi sıfatın bulunduğuna inanmak lâzımdır: <strong>Emânet, sıdk, teblîg, adâlet, ismet, fetânet</strong>ve <strong>emnül-azl. </strong>Ya’nî Peygamberlikden azl edilmezler. Fetânet, çok akıllı, çok anlayışlı demekdir.</p>
<p align="justify">Yeni bir din getiren Peygambere <strong>(Resûl) </strong>denir. Yeni din getirmeyip, insanları, önceki dîne da’vet eden Peygambere <strong>(Nebî) </strong>denir. Emrleri teblîg etmekde ve insanları, Allahü teâlânın dînine çağırmakda, Resûl ile Nebî arasında bir ayrılık yokdur. Peygamberlere îmân etmek, aralarında hiçbir fark görmiyerek, hepsinin sâdık, doğru sözlü olduğuna inanmak demekdir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
