<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>resul-i ekrem &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/resul-i-ekrem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 11 Sep 2016 14:50:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Herkese Lâzım Olan Îmân Sayfa 33</title>
		<link>http://tamilmihal.de/herkese-lazim-olan-iman-sayfa-33/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jun 2016 21:23:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[4 - Îmânın Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[burak atı]]></category>
		<category><![CDATA[burak nedir]]></category>
		<category><![CDATA[cennet bineği burak]]></category>
		<category><![CDATA[habibullah]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[mescid-i aksa]]></category>
		<category><![CDATA[mirac]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[resul-i ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[sidre-tül-münteha]]></category>
		<category><![CDATA[şifa-i şerif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=21158</guid>

					<description><![CDATA[İbrâhîm aleyhisselâm, Halîlullahdır. Çünki, bunun kalbinde, Allahü teâlânın sevgisinden başka, hiçbir mahlûkun sevgisi yokdu. Mûsâ aleyhisselâm, Kelîmullahdır. Çünki, Allahü teâlâ ile konuşdu. Îsâ aleyhisselâm, Kelimetullahdır. Çünki, babası yokdur. Yalnız (OL) kelime-i ilâhiyyesi ile anasından dünyâya geldi. Bundan başka, Allahü teâlânın hikmet dolu kelimelerini, va’z vererek, insanların kulaklarına ulaşdırırdı. Âdem oğullarının en üstünü, en şereflisi, en ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p align="justify">İbrâhîm aleyhisselâm, Halîlullahdır. Çünki, bunun kalbinde, Allahü teâlânın sevgisinden başka, hiçbir mahlûkun sevgisi yokdu. Mûsâ aleyhisselâm, Kelîmullahdır. Çünki, Allahü teâlâ ile konuşdu. Îsâ aleyhisselâm, Kelimetullahdır. Çünki, babası yokdur. Yalnız (OL) kelime-i ilâhiyyesi ile anasından dünyâya geldi. Bundan başka, Allahü teâlânın hikmet dolu kelimelerini, va’z vererek, insanların kulaklarına ulaşdırırdı.</p>
<p align="justify">Âdem oğullarının en üstünü, en şereflisi, en kıymetlisi ve mahlûkların yaratılmasına sebeb olan <strong>Muhammed </strong>aleyhisselâm, Habîbullahdır. Onun Habîbullah olduğunu ve büyüklüğünü, üstünlüğünü gösteren şeyler pek çokdur. Bunun için, Ona, mağlûb olmak, bozguna uğramak gibi sözler söylenemez. Kıyâmetde, herkesden önce kabrden kalkacakdır. Mahşer yerine önce gidecekdir. Cennete herkesden önce girecekdir. Mu’cizeleri, sayılmakla bitmez ve saymağa insan gücü yetişmez ise de, mi’râc mu’cizesini yazmakla, yazılarımızı süsliyelim:</p>
<p align="justify">Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” yatağında iken uyandırılıp, mübârek bedeni ile, Mekke şehrinden Kudüsdeki Mescid-i aksâya ve oradan göklere ve yedinci gökden sonra, Allahü teâlânın dilediği yerlere götürüldü. Mi’râca, böylece inanmak lâzımdır. [İsmâ’îlî sapık fırkasında olanlar ve islâm âlimi şekline bürünen din düşmanları, mi’râc bir hâl idi, yalnız rûh ile oldu. Beden ile gitmedi diyerek ve yazarak gençleri aldatmağa çalışıyorlar. Böyle bozuk kitâbları almamalı, bunlara aldanmamalıdır. Mi’râcın nasıl olduğu, birçok kıymetli kitâblarda, meselâ <strong>(Şifâ-i şerîf)</strong>[1]de uzun yazılıdır. <strong>(Se’âdet-i ebediyye) </strong>kitâbında da geniş anlatılmışdır.] Mekke-i mükerremeden <strong>(Sidre-tül-müntehâ)</strong>ya kadar, Cebrâîl aleyhisselâm ile birlikde gitdi.<strong>(Sidre-tül-müntehâ), </strong>altıncı ve yedinci göklerde bir ağaçdır ki, bütün bilgiler ve bütün yükselişler oradan ileri geçemez. Resûl-i ekrem “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz, Sidrede, Cebrâîl aleyhisselâmı, altıyüz kanadı ile kendi şeklinde gördü. Cebrâîl aleyhisselâm Sidrede kaldı. Mekkeden Kudüs-i şerîfe kadar veyâ yedinci göke kadar, (Burak) üstünde götürüldü. <strong>(Burak), </strong>beyâz renkli, katırdan küçük ve merkebden büyük bir Cennet hayvanıdır. Dünyâ hayvanlarından değildir. Erkekliği, dişiliği yokdur. Çok hızlı giderdi. Gözün görebildiği uzaklığa ayağını basardı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, <strong>(Mescid-i aksâ)</strong>da, Peygamberlere imâm olup, yatsı yâhud sabâh nemâzını kıldırdı. Peygamberlerin rûhları, kendi insan şekllerinde orada bulundu. <strong>(Kudüs)</strong>den yedinci göke kadar <strong>(Mi’râc)</strong> adındaki bilinmeyen bir merdivenle bir anda çıkarıldı.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
