<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ümmi seleme &#8211; Tam İlmihal | Mektubat</title>
	<atom:link href="http://tamilmihal.de/konu/ummi-seleme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tamilmihal.de</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Oct 2016 20:50:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Hak Sözün Vesîkaları Sayfa 192</title>
		<link>http://tamilmihal.de/hak-sozun-vesikalari-sayfa-192/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hilmi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2016 20:50:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[5.ci risâle Îmân ile ölmek için kardeşim, Ehl-i beytle Eshâbı sevmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[aişe radiyallahü anh]]></category>
		<category><![CDATA[beni mustalık gazvesi]]></category>
		<category><![CDATA[buhari]]></category>
		<category><![CDATA[cüveyriyye]]></category>
		<category><![CDATA[hazreti ömer]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal indir]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal oku]]></category>
		<category><![CDATA[ilmihal pdf]]></category>
		<category><![CDATA[müreysi gazvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[selman-ı farisi]]></category>
		<category><![CDATA[ümmi seleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://dinikitablar.com/?p=20314</guid>

					<description><![CDATA[Âişe “radıyallahü anhâ”, kendisinin, ezvâc-ı tâhirâtın hepsinden dahâ üstün olduğunu söyliyerek, Allahü teâlânın ni’metlerini sayar, öğünürdü. (Resûlullah beni istemeden önce, Cebrâîl aleyhisselâm, benim resmimi getirip gösterdi ve bu senin zevcendir, dedi!) derdi. O zemân canlı resmi yapmak harâm olmamışdı. Hem de, resmi, insan yapmamışdı ki, Ona günâh olsun. (Buhârî) ve (Müslim) kitâblarındaki hadîs-i şerîfde, Resûlullah ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="ttr_start"></div><div class="fsc_text"><p style="text-align: justify;">Âişe “radıyallahü anhâ”, kendisinin, ezvâc-ı tâhirâtın hepsinden dahâ üstün olduğunu söyliyerek, Allahü teâlânın ni’metlerini sayar, öğünürdü. (Resûlullah beni istemeden önce, Cebrâîl aleyhisselâm, benim resmimi getirip gösterdi ve bu senin zevcendir, dedi!) derdi. O zemân canlı resmi yapmak harâm olmamışdı. Hem de, resmi, insan yapmamışdı ki, Ona günâh olsun. <strong>(Buhârî) </strong>ve <strong>(Müslim) </strong>kitâblarındaki hadîs-i şerîfde, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Âişe “radıyallahü anhâ” valdemize buyurdu ki, <strong>(Seni üç gece rü’yâda gördüm. Melek, beyâz ipek üzerindeki resmini bana gösterdi. Bu senin zevcendir, dedi. Rü’yâda, meleğin gösterdiği resmi unutmadım. Tâm sensin). </strong>Âişe valdemiz buyurdu ki, (Resûlullah gece nemâzı kılıyordu. Ben yanında yatmış idim. Bu hâl yalnız bana mahsûsdu [diyerek öğünürdü]. Secdede, mubârek elleri ayaklarıma değince, ayaklarımı çekerdim). Hazret-i Âişenin fazîletlerinden birisi de, aynı kabdan, birlikde gusl abdesti almalarıydı. Bu da, Resûlullahın hazret-i Âişeyi ne kadar fazla sevdiğini göstermekdedir. Resûlullaha, Âişeden başka, hiçbir zevcesinin yatağında <strong>(vahy)</strong>gelmedi. Bu da, hazret-i Âişenin Allahü teâlâ indinde kıymetinin pekçok olduğunu göstermekdedir. Ümm-i Seleme hazretleri, Resûlullaha, Âişe için birşey söylemişdi. <strong>(Âişe için beni incitme. Bana vahy, yalnız Âişenin yatağında iken gelmekdedir) </strong>buyurulmuşdu. Ümm-i Seleme de, (Seni bir dahâ incitmem, tevbe yâ Resûlallah) demişdi. Birgün hazret-i Fâtımaya <strong>(Benim sevdiğimi sen de sever misin?)</strong>buyurdu. Evet dedi, <strong>(Öyle ise, Âişeyi sev!) </strong>buyurdu “radıyallahü teâlâ anhümâ”.</p>
<p align="justify">Hazret-i Âişe, (Bana karşı yapılan iftirânın yalan olduğu Allahü teâlâ tarafından bildirildi) diyerek öğünürdü. Allahü teâlâ, Nûr sûresindeki onyedi âyeti göndererek, Âişeye iftirâ edenlerin Cehenneme gideceklerini bildirdi. Hazret-i Âişenin izzeti ve şerefinin yüksekliği bu âyet-i kerîmelerle de anlaşıldı.</p>
<p align="justify">Hazret-i Âişeye iftirâ, hicretin beşinci yılında <strong>(Müreysi’) </strong>gazvesinde olmuşdu. Bu muhârebeye<strong>(Benî mustalık) </strong>gazvesi de denir. Resûlullah, bu gazâya bin kişi ile gitmişdi. Hazret-i Âişe ile Ümmi Selemeyi de götürmüşdü. Ganîmete kavuşmak için, çok sayıda münâfık da gelmişdi. Askerin önüne hazret-i Ömeri koydu. Kanlı savaşdan sonra beşbin koyun ile onbin deve ve yediyüzden ziyâde esîr alındı. Cüveyriyye de bunlar arasında idi. Resûlullah, bunu satın alarak, tezvîc buyurdu. Eshâb-ı kirâm, bunu görünce, Resûlullahın akrabâsı nasıl esîrimiz olur diyerek, ellerindeki esîrleri âzâd etdiler “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în”. Cüveyriyye ne bahtiyâr kız imiş ki, kavminin esâretden kurtulmasına sebeb oldu. Resûl-i ekrem, Selmân-ı Fârisîyi, yehûdî olan sâhibinden bu sene satın alıp âzâd etmişdir.</p>
</div><div class="ttr_end"></div>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
